alexa
Bloodborne
Bloodborne’nun tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ciddi bir bekleyiş içerisinde olan oyuncu kitlesine sahip olduğu gün gibi ortada olacaktır. Bloodborne’nun sahne arkasındaki durum böyleyken, bir de asıl sahneye sahnenin en önünden bakalım ve bizi Bloodborne’da neler bekliyor görelim.  Bloodborne 2015 yili Mart ayinda çikacaktir. Satin aldiginiz Bloodborne Cd Keyleri oyun çikmadan önce size gönderilecektir.
215
Oynamayanlar İçin Bir Ön İnceleme
Ekin G.
3 Mart 2015 00:23
Dürüst olmak gerekirse, günümüzde piyasaya çıkan pek çok oyun, genel kitleye hitap etmesi için kolaylaştırılmakta. Özellikle SNES ya da Sega Mega Drive dönemlerini bilen oyuncular, sürekli oyunların kolaylaşmasından şikayet ederler. Artık eskiden olduğu gibi sağlık paketleri yok. Bunun yerine kuytu köşeye sinip, belirli bir süre vuruş almazsak kendiliğinden dolan canımız, sadece belli noktalarda çıkan kaydetme özelliği yerine, adım başı kaydolan bir oyun sistemi var.

Uzun zaman sonra böyle giden gidişata dur diyen yapım ise From Software tarafından geliştirilen Demon's Souls olmuştu.
Playstation 3 için özel olarak piyasaya çıkan Demon's Souls, zorluğuyla dillere destan bir yapım olarak karşımıza çıkmıştı. Aslına bakılırsa Demon's Souls, ilk olarak King's Field isimli oyunun devamı olarak çıkacaktı ancak Sony, oyunun herhangi bir serinin devam oyunu olarak değil, yeni bir isim ile çıkış yapmasını istedi. Buna rağmen Demon's Souls, pek çok oyuncu tarafından King's Field'ın ruhani devamı olarak anılır. 

Tek bir boss'u geçmek için bile 15-20 kere öldüğünüz oyun, ilk olarak Japonya için özel olarak piyasaya çıkar ve Sony, oyunun batı oyuncuları tarafından sevilmeyeceğine kanaat getirip Demon's Souls'u Avrupa'ya getirmez. Atlus firması ise Demon's Souls'taki ışığı görür ve çıkışından aylar sonra, oyunu batıya getirir ve Demon's Souls, büyük bir başarıya imza atar.

Peki neden Bloodborne'un ön incelemesinde, Demon's Souls'tan bu kadar bahsettim?
Karşımıza ilk olarak "Project Beast" olarak çıkan Bloodborne, Demon's Souls ve Dark Souls serilerinin yaratıcısı Hidetaka Miyazaki tarafından From Software bünyesi altında geliştirilmekte. Öncelikli olarak sizlere evet Bloodborne'un farklı bir marka olduğunu ancak Demon's Souls serisinin ruhani devamı olduğunu belirtmemde fayda var. Her ne kadar serinin yaratıcısı bu durumu tamamen inkar etse de, yayımlanan videolar ve görseller, bizlere aksini ispat etmekte.
Hatırlarsınız, Souls serisinde, Orta Çağ temasına hakim bir dünyada ölümle yüzleşirdik. Bloodborne'da ise durum biraz farklı.

Bloodborne, Victoria döneminde yani 1837 ile 1901 yılları arasında geçmekte. Bu sebepten ötürü, oyunda sadece kılıç, mızrak, kalkan gibi Orta Çağ silahlarının yerine gelişen sanayiden ötürü, ateşli silahları da kullanabilir hale geleceğiz. Hatta öyle ki, Bloodborne'da karakterimiz tek eline kılıç alırken, öteki eline pompalı tüfek alabilecek. Tabii pompalı tüfek pek "Victoria" dönemini yansıtmıyor ancak amaç, oyunun dinamiklerini benzerlerinden farklılaştırmak. Oyunda ateşli silahlar bulunuyor diye Bloodborne'u "shooter" sınıfına koymayın çünkü bu silahlar biraz eski ve yaşlı oldukları için onlarla sürekli ateş etmemiz bir hayli zor.

Nerede kalmıştık? Evet, oyunumuz Victoria döneminde saklı dağların ardında bulunan Yharnam isimli antik bir şehirde geçmekte. Yharnam, yerel inançların önyargıyı arttırdığı bir şehir ancak yine de antik tıbbın merkezi konumunda. Bloodborne'un hikayesine şöyle bir bakacak olursak, Yharnam'da "canavar vebası" isimli insanları dehşete düşüren bir hastalık oluşur ve bu hastalık, isminden de anlaşılacağı gibi yakaladığı kişiyi lanetleyip sonsuza kadar canavara dönüştürmektedir.

İşte ana karakterimiz tam da bu sırada olaya dahil olur ve oyunun hikayesi Souls serisinden ayrılır.
Öncelikli olarak Bloodborne'daki karakterimiz ölümsüzlükle lanetlenmiş biri değil, aksine Yharnam'ı canavarlardan kurtarmaya gönüllü bir avcıdır. Çünkü artık Yharnam'da her gece "canavar avları" düzenlenmektedir ve avcılar, canavar vebasına yakalanmışları zorunlu olarak katleder. Artık antik şehrimiz ölüm ve kandan geçilmez olmuştur. Avcılar ellerinde meşaleler, şaşkın ve korkmuş gözler ile canavarları aramakta, av ya da avcı olmaktalardır. 
Cevap bulunamadı.