alexa
DayZ
Hayatta kalma modundaki aksiyon nişancı oyunlarının en başarılı örneklerinden birisi olarak gösterilen DayZ, Aralık ayında yayınlanan tekil versiyonu ile birlikte inanılması güç başarılara imza atmaya devam ediyor.  DayZ satın alma işleminizden sonra steam cd key olarak teslim edilmektedir.
243
Rol Yapma Yeteneği
Ahmet Hakan G.
19 Aralık 2014 12:28

Merhaba arkadaşlar. Öncelikle senelerdir bir çok online oyunda Role-Play yapmış bir insan olarak kendimi tanıtmak istiyorum. Senelerdir belki de kafamda “ulan keşke şöyle bir oyun olsa da RP yapsak!” diye düşündüğüm bir oyunun forumunda bu konuyu açıyorum.

Bunun yanı sıra, katılıma ya da ilgiye göre oyun içerisinde sağlam bir Role-Playing takımı oluşturarak belli bir kitle yaratmak istiyorum. Her önüne gelen bu takıma girebilecek mi derseniz, kusura bakmayın ama maalesef hayır  


___________________________________________________

*** ROL YAPMA KILAVUZU ***

İÇİNDEKİLER

1. TEMEL KAVRAMLAR
a. Roleplaying ne demektir?
b. Neden Roleplay oynayayım?
c. IC & OOC 

2. İLK ADIMLAR
a. Karakter Özellikleri 
b. Karaktere Hakim Olmak 
c. Emote & Konuşma 
d. Kişiler & Hikaye 
e. Mary Sue 

3. İLERİ ADIMLAR (EKLENECEK
a. Karakter Eğilimi (Alignment) 
i. İyi Eğilimli Karakter 
ii. Tarafsız/Notr Eğilimli Karakter 
iii. Kötü Eğilimli Karakter 
iv. Kanun/Kural Kavramı 
b. Roleplayerlar 
i. Anti-Roleplayerlar 
ii. Roleplay Yapmayanlar 
iii. Roleplay'e Yeni Başlayanlar 
iv. Orta-Düzey Roleplayerlar 
v. Üst-Düzey Roleplayerlar 
c. Karakterimizi Dünyaya Tanıtmak 


1. TEMEL KAVRAMLAR

a. Roleplaying ne demektir?

En önce Role Playing nedir sorusunu tek cümleyle anlatmamamı isterseniz;

Siz siz değilsiniz.W,A,S,D ile yönettiğiniz karaktersiniz. Oyunu oynarken Altay – Süleyman – Muhittin değilsiniz, oyunda ki nickname neyse o kişisiniz.

Uzunca anlatmamı isterseniz de; 

Oynamış olduğumuz karakterin kimliğine bürünerek, o karakteri yaşamak, hissetmek ve ona uygun bir şekilde rol yapmaktır. Oynamış olduğunuz karakterin kimliğini yansıtmak, iyi ve kötü ozelliklerine uygun bir şekilde davranabilmek, karakterin huyuna ve tarzına gore konuşabilmek; kısaca kendinizi, bir başkasının kimliğine uydurmaya calışmak ve ona göre oyun oynamaktır, Role Playing.



_________


b. Neden roleplaying?

“Yahu babacım, iyi diyosun da, neden böyle şeylerle uğraşayım, koşturur adam vururum ben!” diyenleriniz de olacaktır. Onlara da şöyle bir yanıt vereyim;

Eğlenceli olabilecek bir deneyim yaşama isteği, oynamış olduğumuz karakteri daha fazla yaşayarak canlandırmak ve onun özelliklerine uygun şekilde davranmak, konuşmak, tavır almak; fazlasıyla zevk verici bir duygu olacaktır. Okuduğumuz bir kitaptaki veya izlemiş olduğumuz bir filmdeki karakteri canlandırmak istemişizdir (Örneğin; Walking Dead’deki Rick vb.) büyük ihtimalle; en azindan onun yerinde olmak, yaptıklarını yapabilmek, vb. isteklerimiz olmuştur (şahsen benim çok fazla var) Roleplaying yaparak da bir nevi bu isteğimize uygun olarak, oynamış olduğumuz karakterin yerine geçmiş oluyoruz.

Birkaç örnek daha; Eşini kaybetmiş bir erkeksiniz ve yaşayabilmek için Cherno’nun o köşesinden o köşesine koşturuyorsunuz. Oyun oynarken duygulanıyorsunuz, karakterinizi buna göre yönetiyorsunuz vb.

...
+ Hava oldukça soğudu Jonathan... Zaten çok karanlık. İçeri gel hadi...
- Çok isterdim, fakat burası iyi Michael, güvende olduğunuzu bilmek huzur veriyor.
...



Neden 10 kişilik arkadaş grubunuzun içerisinde konakladığı evin kapısında nöbet tutmak istemeyesiniz ki?
...

________

c. IC & OOC

IC (İn Charachter) - Karakter içi
OOC (Out Of Charachter) - Karakter dışı

Roleplaying için iki önemli kavramdır. 
IC, oynanan karakterin kimliğine uygun şekilde davranıldığını, kısaca roleplaying yapıldığını ifade ederken, OOC ise, karakter dışında kalındıgını ve gerçek(oyuncu) kimlikte oynandığını belirtir. 

OOC, bazı durumlar için yasaklanabilir. Ağırlıklı olarak RP üzerine yoğunlaşmış bir grup içinde yasaklanması gibi durumlar oluşabilir. Ancak, tamamen kişisel bir tercih olmakla beraber, karşımızda ki kişileri RP içinde olup olmadığımız konusunda bilgilendirmek açısından önemlidir.

_______________________________________



Bu bölümde daha çok RP'ye başlamadan önceki adımlarla ilgili bilgi vereceğim. Bu bilgiler arasında kafanızda oluşması için örnekler sunacağım. 

Vereceğim örneklerde, DayZ'de karakterlerimizin nasıl davranacağına dair aklınızda bolca fikir olacaktır diye tahmin ediyorum 

________________________________________________________________


2. İLK ADIMLAR

Roleplaying yapmak istiyoruz, o halde ilk iş olarak neler yapmamız gerekiyor? Bu bölümün amacı, bu sorunun cevaplarını aramak ve kafamızdakı bazı soru işaretlerini cevaplamaktır. 

Öncelikle temel bir kuralı belirtmekte fayda var. Roleplaying yapabilmek için öncelikle oynayabileceğimiz bir karakter ve bu karaktere dair bir geçmiş hikayesine ihtiyacımız vardır. DayZ oynayan birisi olarak oyun içinde karakterimiz olduğuna göre, "geçmiş hikaye" derken neyi kast'ediyoruz ? Sırasıyla bunları açıklamaya çalışalım. 


a. Karakter Özellikleri 

Roleplaying yapabilmemiz için, karakterimize ait olabildiğince detaylı bir geçmişe ve özelliklere ihtiyaç duyarız. Ne kadar detaylı bilgiler verebilirsek, hem karakterimizi o kadar iyi tanıtmış oluruz, hem de kendimizi nasıl bir karakteri canlandırdığımız konusunda daha iyi ifade etmiş oluruz. Peki, nedir bu özellikler ve karakterimizin geçmişi? Aklımıza gelen ilk soruları sorarak başlayalım: 

Karakterimiz nerede doğdu ? 
Karakterimiz aslen nereli ? Uzak bir yerse ve eger terk'etmişse, bunun bir nedeni var mı ? 
Karakterimizin bir ilk adı, ve/veya soyadı var mı ? 
Karakterimize verilmiş olan bir lakap var mı ? 
Karakterimizin bir ailesi ya da yakınlari var mı ? 
Karakterimiz hangi dili konuşmayı tercih ediyor ? 
Karakterimizin konuşmasında bir tuhaflık var mı ? (Örneğin, "R"leri söyleyememe, kekemelik, vb.) 
Karakterimiz Cherno'daki macerasına neden, nasıl ve ne için başladı ? 
Karakterimizin maceraya başlamadan önce bir mesleği var mıydı ? 
Karakterimizin görünüşü nasıl ? Göz rengi, (kel değilse) saç rengi, boyu, kilosu, ten rengi, vb. nasıl ? 
Karakterimizin bir inancı veya takip ettigi bir yol var mı? 
Karakterimizin ruh hali nasıl ? –Bu durum zamanla değişebilir-
Karakterimiz kanun ve kurallara baglı mı ? 
Karakterimizin tanımadıklarına karşı tavrı nasıl ? 

Görüldüğü gibi, karakterimize dair yapacağımız özellik tanımlamalarında bir çok sorular ortaya çıkabiliyor. Elbette ki buradaki tek limit, bizim hayal gücümüz. Yukarıdakiler, sadece bir fikir vermek amaçlı olarak yazılmış sorulardan ibaret olup, bu sorularin sayısı artırılabilir. Önemli olan nokta ise, karakterimize ait bilgileri olabildiğince detaylandırmak, ancak bunu yaparken de gereksiz detaylara girmemektir. Nasıl ki çok kısa verilen bir bilgi eksik olacaktır, fazlasıyla abartılmış bir bilgi de olumsuz olacak ve hoş karşılanmayacaktır.

Geçmişine ve özelliklerine dair bilgiler verdiğimiz karakterimizin oyun içerisindeki ideallerini, amaçlarını içeren bir yazı eklememiz de hiç fena olmayacaktır. Yine hayal gücümüz sınırımız olacak ve -tabii dilersek- karakterimizin amacını şekillendireceğiz. 

Örneğin, karakterimizin amacı, güvenli bir kasaba yaratmaktır. Diğer roleplay arkadaşlarımızda bu konuda bilgilendirdikten sonra, oyun sürecindeki tek amacımızın bu olduğunu ve karakterimizin sadece bu amaç için yasadığını farz'ederek oynayabiliriz. 

Karakterimiz için belirleyeceğimiz amaçlar, tek bir ana amaç olabileceği gibi, değişik zamanlar sürecinde değişiklik gösteren ara amaçlar da olabilir. 

_________


b. Karaktere Hakim olmak 

Yaratacağımız özellikler ve karakterimizin geçmişine dair bilgiler için nasıl ki sınır hayal gücümüzden ibaret, bu özellikleri belirlerken de kendimizi bu özelliklere adapte etmemiz bizim elimizde olan önemli bir durumdur. Sonuçta, karakterimizi, ona ait geçmişi ve özellikleri tamamen kendimiz yaratıyoruz. Bu yaratmış olduklarımıza uygun şekilde davranacak olan da biziz. O nedenle, karakterimizi canlandırırken yapamayacağımızı düşündüğümüz ozelliklerden olabildiğince kaçınmalı, vermiş olduğumuz bilgilere dikkat etmeliyiz. 

Örnek vermek gerekirse, karakterimiz bir süper kahraman değil; Zombi istilasına uğramış evrende hayatta kalmaya çalışan insanlardan sadece birisi. Ne bir komutan, ne bir Polat Alemdar... Öncelikle bunu bilmemiz, bu yönde karakterimizin artıları olabileceği gibi eksilerinin de olabileceğini kabul etmemiz gerekir. 

Örnek vermek gerekirse; diyelim ki insanlara karşı acımasız, karşı tarafa nefret duyan ve öfkesi günden güne artan bir haydut canlandırmaya karar verdik. Böyle bir karakterin, başka bir oyuncuyu gördüğü zaman, emote'lar kullanarak selam vermesi, karşısındakinin önünde eğilmesi vb. pek de mantıklı olmayacaktır. 

Yine benzer bir şekilde, Hristiyanlık kurallarına sadık, humanist düşüncede ve zor kullanmayı son çare olarak gören eski bir rahibin, yeni karşılaştığı oyunculara karşı düşmanca bir tavırla yaklaşması da pek doğru olmayacaktır. (Sizce?)

Tekrar özetlersek, karakterimizi kendimiz yaratıyoruz ve tek limit yine kendimiziz. Eğer roleplay yapacaksak bunu aklımızdan çıkarmamalı ve oynayamayacağımız karakter özelliklerinden kaçınmalıyız. Yarattığımız özelliklere de bağlı olarak roleplay yapmalıyız.

_________


c. Emote & Konuşma

Öncelikle, roleplay yaparken IC modunda olduğumuzu tekrar hatırlatmam gerekiyor. Gerçek hayattaki kimliğimizle oynamadığımız için, yazışırken kullanmış olduğumuz bazı kısaltmaları, (örn. "slm", "nbr?", "lol" "bb", vb.) kullanmaktan kat'i suretle kaçınmamız gerekiyor. 

Bazen, duygu davranışlarımızı -emote- belirtirken, "...", *...*, [...], vb. ifadeler kullanırız. Örneğin, "güler"; *liderini saygıyla selamlar*; gibi. Bu tür yazı kullanılması, her ne kadar bazı RP'ciler kullanıyor olsa da, genel anlamda pek de hoş karşılanmaz. Genel kanı, bu tür emote belirtmeleri için “İsmimiz, yavaşça eğilerek yerdeki pet şişeye uzanır.” 

Başka oyunlarda emote sistemleri mevcut olmasına rağmen, maalesef DayZ’de bu sistem bulunmuyor.

Roleplay yaparken, diğer oyunlarda genellikle normal “say – chat” bölümü kullanılır. Fakat DayZ ise buna pek elverişli değil. 

Normal oyun microfonu mu olacak, say chat bölümü mü olacak bu büyük tartışma konusu olabilir. Çünkü her ikisinin de eksileri – artıları var.

Unutulmaması gereken bir diğer nokta ise, roleplay yaparken kendimiz gibi değil, canlandırdığımız, oynadığımız karakter gibi konuşmamızdır. Alman bir karakter canlandırıyorsak, kaba bir dil kullanmamız gerekiyor. Tabii bu tarz şeylerin benzerini dilimize uyarlamak zor olabilir; ancak karakterimizin özelliklerini belirlerken konusma stili ile ilgili detayları belirtmiş isek eğer, (örn. kekeme, "R"leri söyleyememe, dinlemekten çok konuşmayı seven, boş konuşan, vb.) bunlara bağlı olarak konuşmamız önemli olacaktır. 

Yine bu konu altında, tavırlara da değinmemiz gerekecektir. Karakter özelliklerinde belirleyecepimiz bazı özellikler, örn. agresiflik, suskunluk, konuşkanlık, vb karakterlerin  iletişimlerine de yansımalıdır. Yeni tanıştığımız kişilerle, veya karşılaştığımız arkadaşlarımızla ne şekilde konuşacağımız, sözlerimizi nasıl seçeceğimiz, nasıl davranacağımız, vb. konularda bütün bu özellikler önem taşımaktadır. 

_________

d. Kişiler ve Hikaye

Roleplay yapmak için kaç kişiye ihtiyaç duyarız? Roleplay yapacak nasıl bir hikaye yaratabiliriz? Doğrusu, bu soruların net ve kesin bir cevabı yoktur. Kendimiz, yaratmış olduğumuz karakterimizle IC modda oynarken tek başımıza bile roleplay yapabiliriz. Hikaye ise, önceden hazırlanmış olan belirli bir senaryo olmak zorunda olmayacağı gibi, tamamen enstantane gelişebilir. Unutulmamalıdır ki, roleplay tamamen bizlerin yaratmış olduğu bir senaryoya dayanır ve sonrasında yine bizlere bağlı olarak şekillenir, gelişir. 

Peki, roleplay yapmak için hazırım; nasıl başlamalıyım? Aslında herşey bizim ve tabii ki roleplay'in devam edebilmesi için karşımızdaki insanların elinde. Bazıları tanımadıkları insanlarla konuşmaktan kaçınabileceği gibi, kimileri de içki içip başlarından geçen maceralarını paylaşmaktan zevk alacaktır; DayZ dünyasındaki karakterinin yaşam hikayesi üzerine sohbet etmek isteyenler de olacaktır. 

Aslında güzel bir roleplay yapabilmek için, olabildiğince gerçekçi bir şekilde başlamak ve aynı şekilde devam edebilmek çok önemlidir. Karşılaştığımız kişiye kuşandığı garip silahlarla ilgili bir şeyler sorabileceğimiz gibi, bir yçn tarifi de sorabiliriz. Yapılan güzel bir başlangıç, daha güzel devam eden bir roleplay hikayesi icin çok olumlu olacaktır. 

Örnek vermek gerekirse; 

"Seni bir yerden tanıyor olmalıyım.." 
"Kolundaki bu pazuband… Sen eski askeri birliktensin!”
"Bi saniye! Salgının ilk patlak verdiği anca halkı komutanlığa alarak korumaya çalışan o komutan değil misin sen!? Evet, evet! Kesinlikle o’sun!


Tabii, karakterimize bağlı olarak daha düşmanca, hiddetli, agresif bir şekilde diyalog başlatmamız da mümkün. Yine örnek vermek gerekirse; 

"Beni süzmeye biraz daha devam edecek olursan, gözlerini oyacağımdan şüphen olmasın!" 
"Kimi kızdırdığına dikkat et genç adam! Daha fazla sabrımı taşırmadan kaybol bu mekandan!”


Benzer şekillerde yapılan bir giriş sonrası gelişecek hikayenin devamlılığı ve şekillenmesi de tamamen bizlerin elinde ve anlık gelişecek bir durumdur. 

_________

e. Mary Sue

Karakterimizi yaratırken dikkat etmemiz gereken önemli bir husus, bir Mary Sue karakteri yaratmamamız olacaktır. Peki nedir bu Mary Sue, veya kimdir? Özetle açıklamamız gerekirse, mantıktan ziyade idealler ve hayal gücü kullanılarak yaratılmış üstün özellikli bir karakterdir, Mary Sue. Genellikle, iyi, nazik, doğrucu, bütün iyi özelliklere sahip ve hayal edebileceğiniz en üstün kişilik özelliklerine sahip olan bu karakter, yarı-tanrısal bir izlenim yaratır; dolayısıyla da gerçeklikten oldukça uzaktır. 

Yukarıda, karakterlerimizi yaratırken nelere dikkat etmemiz konusunda kısaca ipuçları vermiş olsak da, aşağıdaki ipuçlari ile karakterimizi daha gerçekçi, daha mantıklı yaratmanın yollarını göstermeye çalışacağız. 

* Karakterimiz mükemmel bir super-kahraman değildir, her maceracı gibi elbette ki kusurları vardır. Bu kusurları belirtmekten çekinmemeliyiz. Karakterimizi canlandırırken, bazı utanç duyulacak hareketleri, yeteneksiz olduğu hususlar, çok zeki bir karakter olmaması gibi durumlar, vb. karakterimizi hem ilginç kılacak, hem de rol yapma zevkimizi artıracaktır. 

* Karakterimizin korkuları, endişeleri olabilir; bir an için kendimizi düşünelim, nelerden korkabileceğimize, nelerden fazlasıyla etkilenebileceğimize dair fikirler edinmeye calışmalıyız. Bu gibi ilginç özelliklerimizi, enfeksiyonla dolmuş taşmış dünyada tanıştığımız ve yakın ilişkiler içerisinde olduğumuz dostlarımızla paylaşabilir, bazı davranışlarımızı veya hamlelerimizi sırf bu endişeler nedeniyle gerçekleştirmekten sakınabiliriz. 

*Zombilerle dolu dünya sadece bizim etrafımızda dönmüyor ve karakterimiz herkesin gönlünde taht kurmuş veya kuracak bir karakter değil. Karakterimizle etrafımızdaki diğer roleplayer'lara yapacağımız ısrarlı dramatik diyaloglar veya benzer senaryolar, konuşmalar, bize karşı olan ilgiyi de azaltacak ve fazla yardımcı olmayacaktır. Daha yaratıcı olmaya çalışmalıyız. 

* Karakterimizin ilgi odağı olmasından çok, diğer karakterlere göstereceği ilgi, başlanacak rolplay için daha cazip bir fikirdir çoğu zaman. Kendimize yaklaşılmasını beklemeye gerek yok, bizler etrafımızdaki diğer karakterlere yaklaşabilir ve bir diyalog başlatmayı deneyebiliriz. 

* Hiçbirimiz yenilmez değiliz. Karakterimizin bazı konularda hata yapmasına, bazı tartışmalarda yenik düşmesine ve her şeyi bilmemesine özen göstermemiz hem daha mantıklı, hem de daha gerçekçi olacaktır.

_______________________________________




EFSANEVİ rehberimizin 3. Bölümündeyiz arkadaşlar. Burada artık oyun içinde ki hallerimize değineceğim. 

Uzun bir bölüm olabilir, o yüzden şu anlık girişi ve ilk bölümü açıkladım. İlginize teşekkür ederim 

________________________________________________________________


3. İLERİ ADIMLAR

Karakterimiz için bir hikaye yarattık; görünümümüzü, geçmişimizi ve an'lık hislerimizi tanımladık. Ayrıca, rol yapma ile ilgili olarak temel fikirlere de sahibiz ve artık karakterimiz gibi davranmak için can atıyoruz. 
Bu bölümde, öncelikle karakterimizin eğilimlerini detaylıca inceleyecek, neden-sonuçları üzerine detaylıca fikirler verecek ve bu şekilde, karakterimizi daha belirgin bir şekilde ifade etmeye ve nasıl oynamamız gerektiği hakkında bilgiler vermeye çalışacağız. Devamında bazı rol-yapma örnekleri vererek rol-yapanları belli sınıflara ayıracağız. Ağırlıkla rol yapmayı seven ve bu şekilde oynayan bir oyuncunun nasıl davranması gerektiğine, rol-yaparken nelere dikkat etmemiz ve nelerden kaçınmamız gerektiğine değineceğiz. Nihayetinde, karakterimizi bir rol-senaryosuna nasıl sokabileceğimiz veya gerektiğinde nasıl ve ne şekilde bir senaryo yaratabileceğimiz konusunda fikirler vereceğiz. 

A. KARAKTER EĞİLİMİ (ALIGNMENT) 

Karakterimizin kişiliği ve tavırlarını şekillendirecek olan, belki de en önemli özelliktir, karakter eğilimi. Karakter eğilimini, üç ana sıfat altında toplayabiliriz: "İyi" (Good), "Kötü" (Evil), veya "Tarafsız/Notr" (Neutral). Yine FRP tarzı oyunlardan alışık olduğumuz "Kanun/Kural" (Law) tanımını, bu noktada yapmamız gerekiyor. Karakterimizin, ait olduğu toplumun kanunlarına, kurallarına bağlılığını da benzer bir şekilde "Kanunlara/kurallara uyan" (Lawful), "Kaotik/Düzensiz" (Chaotic) ve "Tarafsız/Notr" (Neutral) olarak tanımlayabiliriz. Şimdi, bu tanımlamaları, daha detaylıca açıklamaya çalışalım. 

i. İyi Eğilimli Karakter 
İyi huylu bir karakter rolü, başlangıçta kulağa oldukça kolay ve oynanabilirlik açısından rahat geliyor olabilir, aslında çoğu kez de böyledir. Ancak, bir karakterin iyi olması, iyilik meleği rolünü de üstlenmesini gerektirmeyecektir. Karakterin iyi olmasının rol yapmadaki en bariz özelliği, hedeflere ulaşmak için nasıl çalıştığı, nasıl bir yol seçtiği ve ne gibi etkileşimlerde bulunduğunda ortaya çıkmaktadır. 
Söylediklerimizi daha iyi açıklayabilmek için bir örnek verelim ve iyi eğilimli üç karakterin, aynı olay karşısındaki farklı yaklaşımlarını, bu yaklaşımları sonucunda ne şekilde algılanabileceğini irdeleyelim;

**ÖRNEK**

Örneğimizde, Jonathan, kardeşi Henry'i hemen her gün bulunduğu Kuzey Cherno Kampındaki ki güvenlik bölgesinde iki gündür göremeyince yaşamından endişe duyuyor ve kardeşinin nerede olacağını merak ediyor olsun. 

1. EĞİLİMLİ KARAKTER: Kendisi dini temellere çok inanan Walter, Jonathan’ın endişesini fark edip kendisine bir sorunu olup olmadığını soymak için yaklaşıyor. Kısa bir konuşma sonrasında olayı öğrenen Walter, Jonathan’ı sakinleştirmeye çalışıyor. Ve bu konu ile ilgileneceğini, kendisinin işine yarayacak her bilginin önemli olduğunu bildiriyor. Detaylıca edindiği bilgiler sonrasında, Komutan Mike ile konuşacağını ve bağlı olduğu güvenlik birliğinin en kısa sürede yardımcı olacağını belirtiyor. Amacı, elindeki gücü olabildiğince kullanarak Jonathan’a yardım etmek ve kardeşini kaçıranları cezalandırmak. Böylelikle, kendi çevresine karşı tehdit oluşturan herkese, birliğinin gücünü kullanarak bir mesaj vermeyi amaçlıyor. 
____

2. EĞİLİMLİ KARAKTER: Sessizlik ve gizlilik konusunda çok yetenekli olan ve bazen suikastçi olarak kullanılan Lilla, Jonathan’ın  hikayesini dinledikten sonra vakit kaybetmeden kaçırılan kardeşin peşine düşüyor. Her ne kadar Henry’i kurtarmayı amaçlıyor olsa da, onu kaçıranın neden kaçırdığına dair merak da duymuyor değil. Kaçıranı bulduğunda ise, onu cezalandırmadan önce bu olayın sebeplerini bir de ondan duymak, Henry’nin gerçekten masum olup olmadığını, onu kaçıranın haklı nedenlerinin olup olmadığını merak ediyor. Hem onunla, hem de Jonathan ile konuşup bu olayı kendi kafasında iyice anlamlaştırmaya çalışıyor.  
Kabaca özetleyecek olursak, olaylara her iki tarafın bakış açısı ile bakmayı ve kendi başına değerlendirmeyi amaçlıyor; bir başka bakış açısı ile ise, başkalarının işine burnunu sokmayı kendine bir hak olarak görüyor. Neticesinde vereceği karar, itibarını zedeleyebilecek bir karar olabilir, her ne kadar iyi eğilimli olsa da.
____

3. EĞİLİMLİ KARAKTER: Vahşi doğada işinin ehli bir avcı olan Mike, inatçı – kibirli – cesur olarak bilinen kişiliğiyle, Jonathan’ın başına gelenleri duyar duymaz, etrafında ki arkadaşlarını da alıp Henry’i kaçıranı bulmak ve gerekeni yapmak için yola koyuluyor. Keşifi pek de uzun sürmeyen Mike, Henry’i kurtarıp onu alıkoyanın kellesini uçurarak kesiyor. Her ne kadar iyilik yaptığı hissi ile memnuniyet duygusu iyice kabarsa da, acaba bu kadar hızlı karar vererek doğru bir şey mi yapmıştı?
Bu atılganlığı belki onun iyi tarafındaki en eksi özelliğiydi. Bir an için, bu tavırlarının vahşileşmesine neden olup olmayacağını kafasında sorguladı.
____

Görüldüğü gibi, yukarıda üç farklı iyi eğilimli karakterin, aynı olay karşısında ki tavırları ve neticesinde sonuçları farklı şekilde gelişti. 

Özet olarak, “İyi Eğilimli” karakter oynamayı seçsek de, gelişen durumlar karşısında vereceğimiz tepkiler farklı şekillerde sonuçlanabilir, yanlış anlaşılabilir. Verdiğimiz kararlara göre, karakterimizin tavır ve davranışlarına göre yaptıklarımız, olumsuz karşılanabilir ve kötü sonuçlar doğurabilir. 

____________

ii. Tarafsız/Notr Eğilimli Karakter 

Tarafsız olmak, Notr eğilimli olmak, kişisel duygularını bir kenara bırakarak etrafında olan ve gelişen olaylar karşısında tarafsız kalmayı ifade eder. Başkaları tarafından genellikle hissiz ve soğuk olarak görülürler.

Bu eğilimdeki karakteri tanımak gerçekten zor bir hal alabilir. Aslında odaklandıkları tek bir şey var; başka kimseyi düşünmeden önemsemeden, sadece kendi amaçları. Bu nedenle de çoğu kez aç gözlü olarak görülürler.

Tarafsız eğilimli bir karakter, etrafında neler olup bittiğini, kendi dışındakilerin nelerle uğraştığını, amaçlarına ulaşabilmek için etrafından fayda görebileceği (daha doğru bir açıklama ile kullanabileceği) kimselerin olup olmadığını merak edebilir; ancak bazı durumlarda pek de dikkate alınmazlar. Ya da bütün bunların tam tersine, kendisini etrafı ile tamamen soğutup içine kapanabilir, etrafındakileri görmezden, duymazdan gelmeyi tercih edebilir, kendi varlığı ile dış dünyası arasında bir set çekip kendini tamamen izole etmeyi tercih edebilir.

Tarafsız olduğunun bilinmesini fırsat bilen karakter, gelişen olaylar karşısında iki taraftan da bilgiler almayı, kendi çıkarlarınca bu bilgileri değerlendirip kendisine en çok yarayacak olan tarafı seçmeyi (anlık olarak) düşünebilir, gerekirse yine anlık olarak tarafını değiştirebilir. Kendisi için bunun hiçbir önemi yoktur.
Bu açıklamalarımızı, yukarıda bahsettiğimiz örnek konudan yola çıkarak, yine farklı tarafsız eğilimli karakteri ele alarak örneklendirmeye çalışalım;

**ÖRNEK**

1. EĞİLİMLİ KARAKTER: Samantha, uzun bir keşif sonrası döndüğü kuzey kampındaki bir hana doğru gidiyordu ki, biraz uzağında bir dindar bir avcının konuştuğu insanı dikkatlice dinlediğini ve merakla sorular sorduğunu gördü. Yanlarına yaklaşıp olan biteni anlamaya çalıştı; bir şeyler kesinlikle yolunda gitmiyordu. Avcı, yanlarına yaklaşan Samantha’ya şöyle bir göz gezdirdi, fazla uzun sürmedi. Daha önce bu savaşçıyı defalarca görmüş ve bencilliğine tanık olmuştu. Konuşmalardan avcının, komutana gidip derhal bir ekip oluşturacağını duymuş ve kendi kendine düşünmeye başlamıştı. 

Biraz sonra etrafında duran Samantha’ya odaklanmış, kendisine yardımcı olup olmayacağını merak etmiş ve tam konuya girip sorusunu soracaktı ki, Samantha hana doğru yola koyulmuştu. Yaşanılan vahşetleri unutamıyordu, fazlasıyla yorgundu. Biraz alkol almak istiyor, sonrasında güzel bir uyku çekmek istiyordu. Hem nasıl olsa, avcı bu işle uğraşıyordu.

_________

iii. Kötü Eğilimli Karakter

Adı zaten bir çok şeyi açıklıyor; onursuz, küstah, acımasız, zalim, bencil, ahlaksız vb. bir çok sıfat kullanılabilir kötü eğilimli karakterler için. Aslında, kötü bir rol oynamak demek, bu ve benzeri sıfatları sürekli taşıyor olmayı gerektirecektir diye bir durum söz konusu değildir; ancak bu özellikler karakterin huyunda vardır ve derinlikleri, sınırları diğer kimselerce çok bilinmesi çok zor öğelerdir. Kötü bir karakter çekici, anlayışlı, uyumlu ve etkileyici olabileceği gibi, görünüm olarak da gayet hoş görünümlü olabilir. Bu özellikleri ile kurmuş olduğu ilişkileri, hiç bozmayabileceği gibi, ne zaman ki çıkarına uygun bir durum geliştiğini hisseder, anında gerçek yüzünü gösterebilir.

Kısaca açıklamış olduğumuz bu özellikleri, yine aynı örneği kullanarak örneklendirelim:

** ÖRNEK ** 

1. EĞİLİMLİ KARAKTER: Tyson, kısa boyunun da avantajı ile suikastçilikte oldukça ustalaşmış bir insan. Komutan Merian’ın, Jonathan'ın kardeşi Henry'i bulmak için planladığı bir harekattan haber alınca, olayı merak etmiş, kısa ve hızlı bir araştırma ile bu iş için konan ödülün de gerçekten oldukça yüksek olduğunu öğrenmişti.

İştahı kabaran Tyson, elindeki ipuçlarını acilen değerlendirip, herkesten önce Henry’i bulmalıydı. Derhal yola koyuldu. Zaten maharetli olan bu suikatçi için çok da zaman almadı Henry’i kaçıranı bulmak ve cezalandırmak. Artık eve dönüş yoluydu, Tyson ile yola koyulmadan önce Henry, çalınan altın pusulasını alması gerektiğini söylemiş ve yerde yatan cansız bedenden göz kamaştıran bir altın pusula çıkarmıştı. 

Artık gidebilirlerdi, yola koyulmalılar, çok geç olmadan kuzey kampına dönmüş olmalılardı; ancak Tyson, içlerinden sadece birinin döneceğini biliyordu. Altın pusula dururken, komutanın verdiği ödül neydi ki?

Sinsice bir planı çoktan kafasında hazırlamıştı bile… Ve öyle olacaktı. Henry’i öldürüp Altın Pusulasını alacak; Merian’ın halen yolda olan ekibine katılıp o ekipteymiş gibi davranacak ve kim bilir, bu emeği için de mükâfatlandırılacaktı.

______

2. EĞİLİMLİ KARAKTER: Rahip Renly, kardeşi kayıp olan Jonathan'a yardımcı olabileceğini söyledi, ancak bazı şartları vardı. Jonathan’ın kuyumcu dükkanında işine yaracak çok özel bazı maddeler vardı ve onlara ihtiyaç duyuyordu. 

Zaten zekası, etkileyiciliği ve ikna kabiliyeti ile Jonathan’ın aklını çelmesi çok da uzun sürmedi. Jonathan, kardeşini getirene vermeyi vaat ettiğinden de fazlasını vermiş olmasına rağmen, Renly’nin bu işi başarıyla yapacağından şüphe duymuyordu. Renly, ihtiyacı olan malzemeleri aldı, yola koyuldu daha doğrusu koyuluyormuş gibi yaptı. 

Kendi işini halletmişti, ihtiyacı olan malzemeleri bedavadan sağlamıştı. Başkalarının işleri bekleyebilirdi; zaten ne kadar önemli olabilirdi ki, kendi önceliklerinin yanında?

______________

Bu örneklerden sonra, kötü eğilimli karakter oynamayı düşünenler için birkaç önemli noktayı belirtmeden geçmemek lazım. Öncelikle kötü bir karakter oynamak zordur, o nedenle öncelikle kafamızda, karakterinize dair ne gibi amaçlar edinmiş olduğunuz konusunda olabildiğince net fikirler oluşturmamız lazım.

Kötü oynarken, kendimize dostluklar edinemezsek, hiçbir rol senaryosu uzun soluklu olmayacaktır. O nedenle bu huyumuzu, bu özelliklerimizi olabildiğince saklamalıyız, doğru an gelinceye kadar. Olabildiğince yaratıcı olmalı ve bizi kötü yapan, bu şekilde davranmamıza sebep olan nedenleri hem çarpıcı bir şekilde, hem de bize has, fazla rastlanmayacak şekilde belirtmeye, tanımlamaya çalışmalıyız. 

Gerçekten güzel, net ve kendimize has bir tanımlamayla yapacağımız tanımlamalarla, çok zevkli rol-senaryoları bizi bekliyor olacaktır.

______________



B. ROLEPLAYERLAR (Çeşitlerine Göre Rol Yapanlar)

Bu bölümde, rol yapma ile ilgili olarak DayZ oyuncularını değişik sınıflara ayıracağız.

Dip not olarak: Roleplayer olarak arz edeceğim kelimeler, “Rol Yapan Oyuncu” anlamına gelmektedir.

i. Anti-Roleplayerlar (Rol Yapmaya Karşı Olanlar)

Bu tip oyuncular, oyun içerisinde devam eden bir RP senaryosunu kelimenin tek anlamıyla mahvederler. Rol yapma ile ilgileri yoktur, bizim tabirimizle OOC modunda oyunlarını oynarlar. En büyük sorun ise, denk geldikleri RP senaryolarına izin hakkı gözetmeksizin girer ve kendilerince diledikleri gibi konuşurlar. Bu ve benzeri oyuncuların RP dışında olduklarını bilmek ve onları sürekli OOC olarak görmek en doğru yol olacaktır.
Yani “IC” modunda isek, onlar yokmuş; hatta hiçbir şey yapmıyorlarmış gibi davranmamız gerekecektir.
Şimdi, bu grup için örnekler verelim;

---- ÖRNEK 1 ----
İki tane hayatta kalmaya çalışan Roleplayer (Kısaca RPer), ve bir Anti-Roleplayer (ARer) Elektro’da yan yana yürürler.
RPer #1: Kilisede bir grup askeri ekip olduğunu öğrendik, anlatılanlara göre herkesi soyup soğana çeviriyorlarmış…
RPer#2: Bana göz ucuyla bile baktıklarında süngümü onların gözlerine geçireceğim!
ARer: Ne diyosunuz siz yaaa
ARer: lol manyak mısınız :d :d




---- ÖRNEK 2 ----
4 Roleplayer, Balota havalimanının yakınındaki ormanların derinliklerinde yaktıkları ateş etrefında dinlenip sohbet ediyorlar.
RPer#1: Elektro’da toparlanılan “General’in Bölgesi” isimli yere çok güveniyorsun Justan; dikkat et. Bu biraz riskli olabilir.
RPer#2: Merak etme Anton, bi önce geçtiğimiz şehirde yaptığım saflığı tekrar yapacak halim yok.
RPer#3: Senin geçmişini de biliyoruz Justan, geleceğinde parlak değil maalesef.
RPer#4: Sözlerine dikkat et siyahi adam!
ARer: Ne yapıyorsunuz siz yaa ? Batak mı çeviriyonuz ? 
ARer: haha :d


ii. Roleplay Yapmayanlar

Bu gruptaki oyuncuların rol yapma ile pek bir ilgileri yoktur. Anti-Roleplayerlardan tek farkları denk geldikleri RP senaryolarına ne dahil olurlar ne de bu senaryoları mahvederler. Bazıları, zaman zaman denk geldikleri diyaloglara dahil olmayı tercih etseler de uzun soluklu bir senaryodan genellikle uzak dururlar. Yine bu gruba dahil olacak bir kısım ise Anti-Roleplayerlar gibi düşünseler de açık bir şekilde bir RP senaryosunu bozmaya yeltenmezler.

---- ÖRNEK 1 ----

Justan, Elektro’da itfaiye binası önünde Silla(Roleplay yapmayan)'nin önünde çantasını kurcalıyor; kilitli kutuyu açıyor: 

Justan: Aah, evet, bakalım bu kutu çantanın içerisinde seni ne gibi bir hazine bekliyor bayan.. 
Silla: teşekkürler iyi gunler


iii. Roleplay'e Yeni Başlayanlar

İŞTE ASIL EĞLENCENİN BAŞLADIĞI NOKTA! Rol yapmaya yeni yeni başlayan bir oyuncu, karakteri gibi düşünüp ona uygun şekilde cevaplar vermeye çalışırken, oynamış olduğu karakter genellikle kendi kişiliğine oldukça yakındır. Bu oyuncularla denk gelen Roleplayerlar, hem aldıkları cevaplarla memnun olurlar, hem de karşılarında Roleplay’e istekli birisi olduğu için onu daha da teşvik etmeye çalışırlar. Bu şekilde bir motive ile çoğu yeni başlayan için rol yapmak oldukça cazip ve çekicidir.

---- ÖRNEK 1 ----

Havaalanında bulunan bir M4’ü grup içinde ilk gören oyuncu;
Yeni RPer#1: Evet!! İşte bu silah tamda ihtiyacım olan şeydi. Bundan sonra herkes benden daha çok korkacak!!!


---- ÖRNEK 2 ----

Askeri Kamp’ta yaşayan askere neden gördüğü her sivile saldırdığı soruluyor:

Asker RPer#1: Sivillerden nefret ediyorum, önceden bana herkes saldırıyorlardı!
Asker RPer#1: Üstelik aralarında katil ve soyguncu olanlarda var. Hepsi ölmeli!


gibi… BİRAZCIK SAKİN OL YAHU!  D

iv. Orta-Düzey Roleplayerlar

Bu gruptaki Roleplayerlar, yeni başlayanlardan birkaç adım öndedirler. Aralarında en bariz fark ise bu gruptaki Roleplayerların neredeyse hepsinin, karakterlerine ait bir geçmiş hikayeleri ve gelecekleri ile ilgili beklentileri mevcuttur. Çoğu, karakterlerinin aksanına göre konuşur. OOC modunda konuşmaları gerektiğinde ise genel olarak “((…))” ve ya “OOC: …” kullanırlar. Oyun içerisinde ki karakter isimlerini genellikle önemsemezler ve tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi, karşılarında ki oyuncuların kim olduklarını, onları tanıyarak öğrenmek isterler. Karakterleri için hazırladıkları geçmiş hikayeye bağlı şekilde oynayan bu gruptaki Roleplayerlar, bu hikayeye uygun olmayan bölgelerden de uzak durmayı tercih ederler.

---- ÖRNEK 1 ----
4 Kişilik bir grup, Elektro’ya girip yağma için bir askeri (Orta-Düzey RPer)’i çağırıyorlar;
Grup Lideri: Hey selam. Elektro’ya gidiyoruz, geliyor musun?
Asker RPer: Üzgünüm, orada annemi kaybettim. Bunun aziz hatırası adına oraya tekrar ayak basamam.
Yeni RPer: Ahh, seni çok iyi anlıyorum asker. Merak etme, senin anılarına zarar vermeyeceğiz.
RP’e Uzak: Tamam dostum, sen bilirsin. Görüşürüz.
Anti-RPer: şaka mı bu? Gelsene sen de, yemeğe – teçhizata ihtiyacın yok mu?


---- ÖRNEK 2 ----
Ragani (Orta-Düzey RP’er)’nin arkadaşı, onun serverına yenice giriyor.
Asker: Ragani! Seni tekrar görmek güzel. Bana yemek verir misin?
Ragani: Ee.. adımı nereden biliyorsun? Seni daha önce hiç görmedim! Casus falan mısın sen? Defol git gözümün önünden, yoksa silahımla beynini patlacağım!
Asker: ((Hoş geldin dostum, işte bi yemek senin için. Kusura bakma, karakterim aşağılık biri, zamanla anlayacaksın))


v. Üst-Düzey Roleplayerlar.

Rol yapmanın, oyundaki her anına yansıdığı gruptur. Herhangi bir neden veya istek olmadığı sürece savaş olmayacak ve karakter büyük ihtimalle çok nadiren koşacaktır. Karakter ağzından yazılan her söz, o karaktere aittir, onu oynayan kişi kim olursa olsun. Bu düzeydeki Roleplayerlar, Anti-Roleplayerlara asla taviz vermezler, Roleplay’e yabancı olanlar ise, katılımlarına göre bir yere kadar taviz gösterebilirler. OOC modu çok ama çok nadiren kullanırlar. Karakterlerinin mutlaka bir geçmiş hikayesi mevcuttur ve oldukça detaylıdır. Zamana göre değişen ruhsal durumları, kısa ve orta vadeli hedefleri bellidir. Karakterlerine oldukça hakim olmuşlar ve tamamen karakterleri gibi konuşmayı öğrenmişlerdir.

Üst düzey Roleplayer (ÜDRPer) Kuzeyli, General'in Üssü'nde yürür ve değişik Roleplayerlar ile diyalog kurar;

ÜDRPer:#1 (Kuzeyli): Zdrastvuyte.
ODRPer#1: Ah, General’in Üssünde bir Kuzeyli… Bunu neye borçluyuz?
ÜDRPer#1: Selamlar. Bir subayla görüşeceğim, ticaret için buradayım.
YBRPer#1: selamlarrr kuzeylii.
Anti-RPer: Slm, neden koşmuyosun öyle daha hızlı yürürsün. Shift tuşuna bas.
ODRPer: …
Anti-RPer: hahahaah
ODRPer: ((Beni rahat bırak!))


* ÜDRPer: Üst-Düzey Roleplayer
* ODRPer: Orta-Düzey Roleplayer
* YBRPer: Yeni-Başlayan Roleplayer

_______________

3. KARAKTERİMİZİ DÜNYAYA TANITMAK
Cevap bulunamadı.