alexa
Dead Island Game of The Year Edition
Dead Island, her ne kadar büyük beklentiler sunarak çıkıp çoğu kişinin arzu ettiğinden farklı bir yapıya sahip olsa da, içerdiği orijinal yapı ve başarılı hikâyesi ile kullanıcısını tatmin etmeyi başarıyor. Dead Island Game of The Year Edition Cd Key'ini Steam Cd Key 'i olarak almaktasiniz. Steam platformunda aktif edip hemen indirmeye baslayin.
247
Dead Island Oynamadan Önce Bilmeniz Gerekenler !
Ekin G.
1 Mart 2015 22:46
Şeytan detayda gizlidir
Oyununun kahramanının kim olduğunu seçtikten sonra ise bizi bekleyen uzun bir serüvene ilk adımımızı izleyerek başlıyoruz. Evet, deminden beri bahsettiğim ufak detaylardan bir tanesi de bu. Dead Island’da çok az FPS’de denk geldiğimiz karakterin ayaklarını görebilme özelliği mevcut. Bu çok önemli bir özellik değil hatta belki özellik bile sayılmaz ancak oyuna adapte olabilmemiz için oldukça güzel düşünülmüş bir fikir.

Bunun yanında oyunda düşünülmüş daha başka ufak detaylar veya özellikler de var. Örneğin oyunun sosyal yönü oldukça fazla, Facebook entegrasyonu mevcut. Bu şekilde oyun içinden aldığınız görüntüleri kendi sayfanızda rahatça paylaşabiliyorsunuz.

Silahlarımız özellikle oyunu başlarında etraftan bulduğumuz nesneler oluyor. Bunlar; levye, demir boru, kano küreği veya bir tahta parçası olabiliyor dolayısı ile kullandığımız silahların birinci önceliği "silah" olmadığı için hepsinin bir ömrünün olması. Her silah enerji barını farklı oranda tüketiyor, levyeyi savurmakla bir tırnak çakısını savurmak ayni değil elbette.

Fakat zamanla bu olayın da üstesinde geliyoruz ve gerek ateşli silahlar bularak gerek kendi çabamızla dezavantajı lehimize çevirebiliyoruz. Mevcut silahları çer çöp ile birleştirip güçlendirme yapabiliyoruz, ancak bunun için silah şemalarına ihtiyacımız var. Öte yandan silah olarak kullandığımız eşyaları fırlatmak ve hatta sonra saplandığı zombiden geri almak da mümkün. Silahları yükseltmek için gerekli olan eşyaları da talihsiz tatilcilerin çantalarından buluyoruz. 

Savaş kısmında olayın en zorlayıcı noktası yakın dövüş sistemi. Her ne kadar etrafınızda ateşli silahlar da bulunsa da  genellikle yakın dövüş için kullanabilecek eşyaları buluyor ve bunları da yakın dövüşte kullanıyorsunuz. Yakın dövüş ön planda olunca ortaya bir kısıtlama sorunu çıkıyor, zira kesici delici aletler için genelde şarjör aramanın gerekmemesi rahatlığı doğuyor. Bu da stamina ile çözülüyor. Elinizde bir bıçak tuttuğunuzda da onu enerji barınız boşalana kadar, yani yorulana kadar savurabiliyoruz. Hatta koşma, zıplama da aynı bara bağlı olduğundan, zombilere karşı ne yapacağınıza dikkat etmenizde fayda var. 

İşte bu tarz ufak detaylardan dolayı oyun zorlaşıyor ve bir anlamda daha da zevkli bir hale geliyor. Her ne kadar silah bulma konusunda başlarda sıkıntı çekseniz de düşmanlarınız olan zombiler ya da oyundaki adlarıyla “Hastalık bulaşmış olanlar” sizleri çok sık boğaz etmiyor açıkçası. Özellikle oyunun başlarında bir zombi grubu ile karşılaştığınızda belli bir mesafeye kadar yaklaşmadıkça yaratıklar sizlere saldırmıyor. Üstelik bunlara saldırıp belli bir alana kadar geri çekilirseniz sizi takip etmeyi bırakıyorlar. 
Bir ada sevdim elleri kanlı
Başta da söylediğimiz gibi Dead Island klasik zombi survival oyunundan çok Borderlands özelliğine sahip bir oyun. Oyun bir aksiyon FPS gibi görünse de aslında son yılların trendi haline gelen RPG harmanını yoğun olarak kullanıyor. Diğer bir deyişle, Borderlands ne kadar RPG ise bu oyun da o kadar RPG. Ancak sürekli başvurmanız gereken yakın dövüş, Dead Island'ın aksiyon tarafının biraz daha farklı işlemesine neden oluyor. 

Öte yandan Darksiders’ı oynadığınızda ne hissettiyseniz Dead Island’ı oynarkende aynı duygulara kapılabilirsiniz. Her iki oyunda birkaç oyundan esinlenerek hazırlanmış, yapımcıların içine biraz kendilerinden kattığı bir oyun. Tek farkları Darksiders’ın hikayesinin biraz daha özgün olması.  Zaten oyunda pek çok gönderme bulunuyor, bunların kimi diğer oyunlara, kimiyse "zombi" temasına. Örneğin girişte çalan şarkıda "üzerimde bir zombi var" seklinde sözler bulunuyor

Oyunun çizgisel olmaması onun en büyük artılarından bir tanesi. Açık dünya bir oyun ve adada istediğiniz gibi dolaşabiliyorsunuz. Elbette gücünüzün yettiği kadar. Oyun içinde sağlam kalmayı başarmış birkaç araç da kullanabiliyorsunuz ki bu da adada dolaşmanızı oldukça kolaylaştırıyor. Fakat araç kullanımı hakkında söylenmesi gereken bir nokta var. Araçlar kullanış açısından oldukça rahat tasarlanmış. Son sürat viraja girseniz dahi araba fazla savrulmuyor. Techland büyük olasılıkla “Sonuçta bu zombi oyunu yarış oyunu değil, milleti bir de araç sürümünde kasmayalım” diye düşünmüşler ve iyi de etmişler.

Gökhan Ç.
17 Haziran 2016 23:19