alexa
GTA 3 ( PC )
Ihanete ugradin ve ölmeye terk edildin. Simdiyse amacin sehir seni ele geçirmeden intikamini almak. Mafya patronlari iyilik istiyor, yozlasmis polislerin yardima ihtiyaci var ve sokak çeteleri basina ödül koymus. Gta 3 Bilgisayar Oyunu Kargo ile gönderilecektir.
375
Grand Thef Auto III [Hakkında herşey ]
Serhat Ç.
15 Aralık 2014 12:55
Grand Theft Auto 3

Bilgisayar İncelemesi;



Hiçbir oyunda sizi bir şehre bırakıp "istersen taksicilik yap para kazan, istersen adam öldür para kazan, istersen mafya için çalış para kazan" demiyorlar.


Grand Theft Auto diyince aklıma birçok şey geliyor. Ama en önemlisi bir oyunda yapılamayacak herşeyin bu oyunda yapılması. Hiçbir oyunda sizi bir şehre bırakıp "istersen taksicilik yap para kazan, istersen adam öldür para kazan, istersen mafya için çalış para kazan" demiyorlar. İşte burada GTA farkı hemen gözümüze çarpıyor. Koskoca bir şehir ve canınız ne isterse onu yapmakta özgürsünüz.

GTA Özgeçmişi

GTA ilk defa PC'ler için 1997 yılında çıkmıştı. Tepeden görünüş bir adamı yönetmek ilk başka kimseye çekici gelmemişti. Ama oyunu oynayıp amacın hiçbirşey olduğunu görünce oyunun binlerce kopyası satıldı. Daha sonra GTA 2 çıktı. İşte o zaman ciddi anlamda yer yerinden oynadı. Çok daha gelişmiş bir grafik motoru ile inanılmaz bir oyun olmuştu. Artık GTA herkezde bir alışkanlık haline gelmişti ve merakla GTA 3'ün nasıl bir oyun olacağı konusunda kulaktan kulağa dedikodular yayılmaya başlamıştı.

Üç Boyut mu? Harbi mi?

GTA 3'ün belkide en önemli özelliği 3 boyutlu olması. Çoğu kişi GTA'nın bu noktaya geldiğinde 3 boyutun oyunu bozacağını düşünüyorlardı. Ama çoğu kişi yanıldı. Çünkü böyle grafikler beklemiyordu. Arabalar, insanlar, binalar inanılmaz dizayn edilmiş. Tabiki bu derece bir oyunun Loading ekranı rahat 30 dakika sürer diyede hiç kafanızı yormayın çünkü yaklaşık 20 saniyede yüklüyor ve oyun içinde başka bir Loading yapmıyor. Karakterin 3 boyutlu olması gerçekten güzel olmuş. Ama illaki ben tepeden görmek istiyorum nostalji olsun diyenler de unutulmamış. Kamera açısını değiştirip (c) tepeden görünüş ile oynamak mümkün.


Liberty City

GTA 2'yi gördüğümde şehir gerçekten abartı büyük gelmişti. Çoğu zaman kaybolur yolu bulmaya çalışırdım. GTA 3 bu konuda üşenmemiş ve inanılmaz devasa bir şehir yapmış. Oyunu ilk başladığımızda sadece 1. bölümünü oynadığımız şehirin 3 bölümün sadece 1. olduğunu düşününce hala daha inanasım gelmiyor. Bu sefer şehire pek çok şey eklenmiş. Eski sürümlerde olmayan Hava Alanı, Baraj ve birde Liman var. Şimdi bunları koymuşlar ama bizim ne işimize yariycak demeyin yazının devamını bekleyin. Ayrıca şehirde zaman zaman Yağmur, Sis gibi doğal olaylarda oluyor ve yaptığınız işi engelleyebiliyor. Mesela kovalamalı bir görevde yağmur yağması işi iyice zora sokabiliyor. Böyle durumlar için görev almadan önce yağmurun durmasını beklemek gerekiyor. Liberty City bize birden çok iş olanağı sunuyor. Bir taksi çalıp taksicilik yapabilir, polis arabası ile suçluları kovalayabilir, ambulans ile yaralıları taşıyabilir hatta ifaiye arabası ile yangınları söndürebilirsiniz. Seride bulunan arabaya bomba takan yerler, boyayan tanınmiycak hala getiren yerler vede silah aldığımız yerler GTA3'dede var. Yanlız bu yerleri ezberleniz gerekiyor çünkü göreviniz olmadıkça bu yerler haritada özel olarak işaretlenmiyor. Şehirde artık gece gündüz kavramıda var. Bence çok iyi ayarlanmış. Sağ üst köşedeki saate göre akşam, gece veya gündüz oluyor.



Yürümek mi?

GTA bilindiği gibi onlarca arabayı çalıp yürüme derdinden kurtulduğumuz bir oyun. GTA 3'te bu olay dahada genişletilmiş. Artık gitmek istediğimiz bir yere araba dışında Tren, Metro, Bot gibi şeylerlede gidebiliriz. Ha birde Uçak var ama kullanıp kullanılamadığı süpriz kalsın. Eskisinde olduğu gibi GTA3'dede arabalara çok özen gösterilmiş. 50'den fazla araba çeşidi var. Herbirinin ayrı özellikleri var. Bazısı çok hızlı giderken yola tutunamama gibi eksileri var mesela. 


 

Hepinizi Öldürücemmmmm!

GTA'nın belkide en çok sevilen tarafı şehri dağıtmaktır herhalde. Elinize aldığınız bir silah ve hızlı bir araba ile bunu yapmak gerçekten çok zevki. Seride olduğu gibi bu oyundada bir yayayı ezdiğinizde yada kötü birşey yaptığınızda polis sizi gözetim altına alıyor. Ekranın sağ üst köşesinde polisin sizi ne kadar sevdiğiyle(!) ilgili bir gösterge var. İlk 2 yıldızı almak çok basit. Arabanızla 4-5 kişi ezdiğinizde direk 2 yıldız veriliyor. 2 yıldız demek polisler sizi arıyorlar demek. Gördükleri yerde direk silaha davranıcaklar demek. Eğer dahada abarıp 2-3 polis daha öldürürseniz 3 yıldızınız oluyor ve işte o andan itibaren polisler allah yarattı demeden hatta sivilleri düşünmeyip üstlerinden geçerek size saldırmaya başlıyorlar. Bazı yollara ufak barikatlar kuruyorlar. Bu arada sesleri dinlerseniz sizi bir polis helikopterinin izlediğini de fark edersiniz. Bu andan itibaren eğer 1-2 polisi arabasıyla birlikte havaya uçurursanız 4. yıldızınız ile beraber SWAT ekibi sizi karşılıyor. SWAT'lar polislerden biraz daha iyiler. Ama arabalarını çalıp kaçmak hiçde zor değil. Bu arada SWAT arabalarının zırhlı ve 100 armor'lu olması işimize gelmiyor değil. Burdan itibaren artık oyunda adrenalin hat safhada. 5. yıldızı almanız ile peşinizde artık FBI var. FBI'ların çok hızlı ve sağlam arabarı var. Ayrıca sizden daha sapıtıklar. Sırf sizi yakalamak için sokaktaki insanlar hatta kendi adamları dahil rahatlıkla üstlerinden geçebiliyorlar. 6. yıldızı almaya başardıysanız bence bir doktora görünün derim ben . Artık peşinizde ordu kuvvetleri var. Kamyonlardan kaçmak sorun olmuyor ama Tanklar biraz sorun yaratıyor. Size dokunmasıyla altında can vermeniz sadece 2-3 saniye alıyor.

Sona Yaklaşırken....

Sağlık olayıda eskisi gibi değil. 100 olan sağlığımız kurşun yedikçe azalıyor. Şehrin farkı yerlerinde sağlık arttıran paketler var. Birazda görevlerden söz etmek istiyorum. Oyunda 73 adet görev var. Tabiki taksicilik veya itfaiyecilik buna dahil değil. GTA ile bütünleşmiş bomba işlerinden bir arkadaşımızın kız arkadaşına taksicilik bile yapıyoz. Bunların dışında tabiki gizli görevlerde var. Eskisi gibi ücra köşelerdeki arabaları çalarak alıyoruz bu görevleri. Mesela bir tanesinde küçük radyo kontrollü bir araba ile banka arabalarını uçurmanız isteniyor. Bunun dışında çok ilginç görevlerde var. Bir görevinizde hızlı bir araba alıp şehirde düzenlenecek yarışa katılmanız isteniyor. Gerçekten çok iyi düşünülmüş. Müzikler ise gene harikalar. Zaten GTA bence müzikleri ile çok ses getirmişti. GTA3'de bu olaya devam etmiş hatta devam etmekle kalmamış abartmış. Bilindiği gibi her arabaya bindiğinizde farkı bir istasyon çıkıyordu. GTA3'de bu istasyonları değiştirebilme gibi bir özellikte verilmiş. Toplam 9 farkı istasyon var. Bu arada çok dikkatimi çeken bir istasyon var. Chatterbox FM. Burada devamlı konuşmalar, talk-showlar yayınlanıyor. Dinlerken gerçekten bir Türk istaysonu dinler gibi hissettim kendimi. Ayrıca artık bir çağrı cihazınada sahibiz. Mesela silah satan yere yeni bir silah geldiğinde yada stokta yokken değildiğinde size "silahlar geldi bi ara uğra" şeklinde bir mesaj çıkıyor. Tabi sadece bu değil yeri geldiğinde büyük babalardanda bu yol ile görevler alabiliyorsunuz.


Son Sözler :

Gta serisi herkezin bağımlılıkla oynadığı bir seri idi. GTA3 bunu dahada ilerletti. Oyunun artık 3 boyutlu olması inanılmaz güzel. Bol çeşit görevler, çok sıkı müzikler, kullanılcak onlarca çeşit araçta cabası. Bence seriyi oynayanlar için mükemmel bir devam oynamayanlar için ise güzel bir başlangıç olabilir. Şehrin devasa olmasına alışmak biraz zaman alabiliyor. Özellikle silah satan yerlerin ezberlenmesi gerekiyor. Çünkü bu dükkanlar dışında silah bulmak çok zor. GTA3 çok iyi bir makinede istemiyor. Poligonlar çok düşük tutulmuş. Ama buna rağmen grafikler bir harika. Şiddet ile tavsiye edilir. 

Büyük şehirler, arabalar, insanlar, polisler, kanun kaçakları, işlenilen büyük suçlar ve en önemlisi mafya. Grand Theft Auto dünyası hakkında anlatacak çok şey bulunmakta. Büyük şehirdeki büyük soygun devam ediyor... Ama artık bu soygun çok yol kat etti. GTA 1, GTA 2 derken beklenen an geldi ve GTA 3 karşımızda. Mantık halen daha aynı olsa da oyun çok değişmişti, çünkü eski serisinin aksine 3 boyutlu çok büyük bir şehir ve büyük soyguna eşlik edecek onlarca araba katılmıştı. Bu sayede Grand Theft Auto dünyası GTA 3 ile bir kat daha büyüdü...

Bunca yeniliğe rağmen GTA 3’ün sıradan denilebilecek bir konusu var: Bir banka soygunu yapılmaktadır, aralarında bizimde bulunduğumuz soyguncular kaçarken sevgilimiz bize ihanet ederek silahıyla bizi vurur. Hayatta kalmayı başarırız ama tabi hapsi boylarız. Şans bu ya içinde bulunduğumuz hapishane arabasında aynı zamanda kaçırılmak için planlanmış başka bir suçlu da vardır. Ve operasyon sonucunda biz de kaçmış oluruz. Bu aslında sadece bir başlangıç konusu, asıl konuya görevler sayesinde ulaşıyoruz.

Konuyu öğrendikten sonra anlıyoruz ki almamız gereken bir intikam bulunmakta. İşte bu noktaya gelebilmemiz için hazırlanmış 73 tane ana mafya görevi bizleri bekliyor. Bunlar oldukça güzel, ilerledikçe zorluğu bir miktar artan ve asla oyuncuyu sıkmadan özgür bir şekilde oynama imkanı tanıyan görevler. Görevler neredeyse birbirlerinden tam olarak farklı. Ana görevleri tamamladıkça şehirdeki diğer adalarda açılıyor ve oyun iyice genişliyor. Mafya görevlerinin dışında konuyla ilgisi olmayan ama eğlenceyi arttıran birçok yan görev var. Telefon, ambulans, taksi görevleri bunlardan birkaçı...


Görevlerinizi yapmak için kullanacağınız bir yığın silah da emrinize amade. Oyun oldukça büyük bir şehirde geçtiği içinde bir çok arabanın dışında, tren, metro, bot hatta uçak ulaşımları da mevcut. Belki de şu ana kadar yapılmış en serbest ve özgür bir oyundur GTA 3. Şehirde istenildiği gibi dolaşıp, istenilen şeyler yapılabilir. Etrafımızda tam anlamıyla yaşayan bir şehir bulunduğu için biz de bu yaşamın içine dahil olmuş oluyoruz.

İlk görevler oyuna ve kontrollere ısınma amaçlı hazırlanmış bir nevi öğrenme görevleri. Zaten kontrollerde çok büyük bir başarı sağlanılmış. Bunun gibi hem araba hem de araba dışı kontrollerin olduğu oyunlarda çoğu zaman başarı sağlanamamış, oyuncular tat alamamışlardır. Ama GTA 3 bunu da geçmiş çünkü oyunda bu uyumsuzluğu tamamen ortadan kaldıracak yeni bir özellik bulunmakta.

Bunun da sebebi oyuna iki adet kontrol tablosunun eklenmiş olması. Bunlardan biri araba içindeyken, diğeri de araba dışındayken yani tabanvaykenki kullanılan tuş tablosu. Araba dışında iken, üçüncü gözden takip edilen bir aksiyon oyunu gibi kontroller sağlanıyor. Arabaya bindiğinizde ise bunların yerini bir araba yarışı türündeki kontroller alıyor. Yani ne araba kullanırken nede tabanvay dolaşırken kontrollerde hiçbir zorlukla karşılaşılmıyor.

Oyundaki diğer bir kolaylık sağlayan yenilik ise ekranda sol alt köşede bulunan harita. Böylece heryeri bulabiliyor ve eskisi gibi kaybolmuyoruz. Şehirde gideceğimiz bir nokta bu haritada işaretleniyor ve kolayca gidiliyor. Böyle sağlam kontrollerin ve rahatlığın sağlanmış olması oynanabilirliği kat kat arttırdığı gibi oyundan alınılan zevk unsurunu da yükseltmekte.

Yapay zekaya bağlı olarak zorluk derecesi de orta seviyede kalmış. Tek amaçları öldürmek olan mafya, polis hatta halktan bir insan hiç düşünmeden üstünüze saldırmaktan başka bir şey yapmıyor. Bundan dolayı da zorluk seviyesini yükseltmek amaçlı düşman sayısını arttırmaktan başka çare de kalmamış. Ayrıca polisin trafik suçlarının işlenmesine aldırmaması ve şehirde sadece bize kök söktürmesi gibi noktalar sinirleri biraz gerebiliyor.

Yazının başında da değindim gibi grafikler artık tamamen 3 boyutlu. Şehir aynen gerçek bir şehir niteliğinde uzun bir şekilde, oldukça güzel grafiklerle hazırlanmış ve ortaya bir sanat eseri çıkartılmış. Karakter ve insan modellemeleri biraz başarısız olmuş ama yinede yeterli. Arabalar ise kusursuz denilebilir. Özellikle fizik kurallarını iyi yansıtmaktalar. Arabaların neresine darbe gelirse o bölge şiddete göre hasar alıyor. Hepsinin dışında programcıların hiç üşenmeden her görev için tek tek hazırladıkları ara sahneler çok hoş. Bu ara sahnelerin görevi anlamanıza yardımcı olması bir yana, oyuna kattığı canlılık çok iyi.


Yağmur, sis, gece, ve gündüz gibi hava efektleri oldukça yerinde. Kamera açılarında herhangi bir yenilik yok. Üçüncü gözden takip edilen bir oyunda kullandığınız bakış açıları olduğu kadar, araba kullanımı için yapılmış ve araba yarışlarını aratmayan bakış açıları da Grand Theft Auto 3’de bulunmakta. Bu derece iyi bir grafik seviyesinde ve böylesine devasa bir şehirde rahat bir şekilde görev koşturmak için güçlü bir ekran kartına ihtiyaç duyuluyor yoksa yüksek çözünürlüklerde oyunun bir resim geçidine dönüşmesi hiç sürpriz olmamakta.

Oyundaki grafikler kadar sesler ve müzikler de müthiş sıfatına layıklar. Zaten GTA serisinin müzikleri her zaman tam not almıştır çünkü farklı bir arabaya binildiğinde çalan farklı müzikler oynayanları değişik havalara sokarak mest etmiştir. Bu sefer bu olay daha da geliştirilmiş. Araba içinde artık istenilen radyo kanalını dinlenebilmekte. 9 tane radyo kanalı, saatleri aşan kayıt süresi gerçek DJ’ler tarafından profesyonelce hazırlanmış. Bu kayıtların içinde farklı tür müzikler ve sohbet programları bulunmakta.

Bir ayrıcalık daha ise radyonun dışında arabada MP3 çaların olması. İstediğiniz müziklerle oyunu oynamak atmosfere müthiş havalar katıyor. Tabi müziklerin sadece arabada olması, araba kullanılmayan zamanlarda tempoyu düşürmüyor değil. Oyundaki sesler ise çok gerçekçi hazırlanmış ve iyi bir şekilde eklenmiş. Kullanılan tüm sesler bütünü ile muhteşem. Ortam sesleri ile gerçek bir şehir havası iyice oturtulmuş. Bir şehirde ne tür sesler çıkarsa, GTA 3’ün şehrinde de hiçbir eksik yok. Ateş edildiğinde insanların çığlıklar halinde ortalıklara dağılması, araba kovalamalarında etraftan vızır vızır geçen polislerin ve diğer arabaların sesleri bunun sadece küçük bir ispatı. Ayrıca mafya babalarının dublajlarının tanıdık sesler tarafından yapılması çok iyi düşünülmüş.

Son söze gelirsek... Kısa bir sürede çıkmasına rağmen çok uğraşılarak hazırlanmış bir oyun GTA 3. Oyun dünyasına kattıkları ile de hiç kolay unutulacak bir yapıt değil. Ufak tefek birkaç hatası, eksiği olsa da çıtayı oldukça yükseltmiş durumda ve kolay da geçilecek gibi gözükmüyor. Bu yüzden klasikler içine rahat girebilecek kaliteye de sahip. Daha da fazla söze gerek yok çünkü bu oyun anlatılmaz, oynanır hatta yaşanır demek daha doğru. Kesinlikle bir oyuncunun oynaması ve arşivinde yer alması gereken bir oyun.
Cevap bulunamadı.