alexa
League of Legends
League of Legends, MOBA oyunu olarak Riot Games tarafından 2009 yılında yayımlanmaya başlamıştır. Ucuz Lol Riot satın almak için doğru yerdesiniz. League of Legends Riot Points satın alma işleminden sonra, LOL ödeme penceresinden Riot Pin seçerek, satın aldiğiniz riot point kodlarını aktif edebilirsiniz.
292
League of Legends Psikolojisi
Sergen B.
6 Kasım 2015 17:47

 

How Trust wins you games – In Depth Guide
"Güven" Size Nasıl Oyun Kazandırır


Bunu neden okumalıyım?

Bu rehberde "güven" kavramını ve güvenin size nasıl oyun kazandıracağını açıklayacağım. Bunun sayesinde "flame" neden her zaman kötü bir fikirdir, flame'leme alışkanlığımızı nasıl durdururuz, başkalarının flame'ini nasıl durdururuz gibi konuları açıklığa kavuşturmakla birlikte, takım arkadaşlarınız kötü oynadığı halde güven'i kullanarak nasıl oyun kazanabileceğimizi öğreneceğiz.

Kısaca, bu uzun yazı, aşağıdaki durumların kendisine uyduğunu hisseden arkadaşlar için ilgi çekicidir:

  • Güveni kullanarak nasıl oyun çevirilir öğrenmek istiyorsunuz
  • Flame'e başvurmamanın size nasıl fayda sağlayacağını öğrenmek istiyorsunuz
  • Flame'e başvuranları durdurmayı öğrenmek istiyorsunuz
  • Cehennem liginden çıkmak istiyorsunuz.


Konunun ilginizi çekip çekmediğinden hala emin değilseniz, aşağıdaki açıklamayı ve sonraki 2 paragrafı okuyun, o zaman anlayacaksınız okuduğunuza değer mi değmez mi.

Rehberdeki güven kavramı, takım arkadaşlarınız sizden kötü oynadıkları oyunları kazanabilmenize odaklıdır.

Başka bir deyişle: Eğer SİZ kötü oynuyorsanız, bu kavram yardımcı olmaz. Bu kavram sizin iyi oynadığınız ama TAKIM ARKADAŞLARINIZIN kötü oynadığı oyunların kazanılmasına yardımcı olur. Mesela ben, Sezon 2'de çok fazla orta koridor oynadım, her koridoru kazanıyordum; ancak oyunlarımın 60%'ını kaybediyordum. "Güven" bunu benim için düzeltti ve artık oyunlarımın 60%'ını kazanıyorum.

Ayrıca şu tarz şikayetleri olanların özellikle bu rehberi kelime kelime dikkatle okumalarını öneriyorum: "Pfff en iyi oyunculardan biriyim ama cehennemde sıkıştım kaldım, takım arkadaşlarım bi iyi olsa of neler yapıcam da işte.."Siz gerçekten bu oyunda iyiseniz bu rehberin faydasını göreceğinizi garanti ediyorum.

Psikolojik Tavırlar Neden Küçümseniyor (eğer biliyorsanız bir sonraki paragrafa geçebilirsiniz)

League of Legends'daki psikolojik tavırlar beni bir kaç nedenden dolayı büyülüyor. Beni en çok şaşırtansa bu tavırların gerektiği ilgiyi görmemesi. Gerçek hayatınıza bi bakın, etrafınızdaki iyi insanlara, iyi davranan, güvenilir olduklarını kanıtlayan insanlara güvenirsiniz. Sizi herhangi bir şekilde rahatsız eden, hakaret eden, -haketseniz de etmesenizde- bağırıp çağıran insanlara güvenmezsiniz. Bu basit bir görüştür. Ve hayatın her alanında bulunur; aile, arkadaşlık, iş hayatı vs.. Oynayanlar insanoğlu olduğuna göre, League of Legends için de durum farklı değildir. 

"League of Legends Psikolojisi"ni öğrenerek, diğer oyuncuları (hatta kendinizi) daha iyi oynamaları için idare edebilirsiniz. Tabiki size güvenirlerse.


İyi Biri Olmak Bencillikten Gelir


Şöyle konuyu biraz toparlayalım.

Ben etrafa çiçekler saçan, hepimiz kardeş olalım falan diye bağıran biri değilim. Birbirinize iyi davranın, "bırakın çocukcağız öğreniyor üstüne gitmeyin" gibi şeyler de söylemeye çalışmıyorum. Aksine, online oyunlarda tanıştığım bir çok insan benim umrumda değil. Çoğunu bir daha hiç görmeyeceğim bile. 

Bu konudakileri uyguluyorum çünkü kazanmamı sağlıyor. Paylaşıyorum çünkü bir şeyler açıklamayı, anlatmayı seviyorum. 

Bunu okumak sizi daha iyi bir insan yapmayacak, öyle yapması da gerekmiyor. Bunu okumak sizi daha iyi bir oyuncuyapacak, başka bir şey değil.

İyi davranmak, flame yapmamak, psikolojiyi kullanmak, güven kazanmak sizin başkalarına bir şey verdiğiniz anlamına gelmiyor tam aksine siz başkalarından bir şey istiyorsunuz. Ve psikolojiyi kullanmak (güven kazanarak) istediğinizi elde etmekte en etkili yoldur. İstediğiniz şey ise; oyunu kazanmak.

"Güven" Neden Bu Kadar Önemlidir

Güven galibiyeti getiren takım oyunlarını oluşturur. Öyleyse, biz bu güveni oluşturmakta kararlıyız. Peki üst koridorda ilk 10 dakikada 3 kere ölen ve rakip Elise'i besleyen Olaf'ın bana güvenmesi ne işe yarar?

Aslında, çok işinize yarar. Öncelikle şunu anlamanız gerekiyor: Eğer gerçekten berbat bir oyuncu olsaydı, her oyunda besleyen, her oyunu satan biri olsaydı sizinle aynı oyunda olmazdı. Yetenekleri aşağı yukarı birbirine eşit oyuncular bir oyunda toplanır. -50 oyunda 1 başınıza gelebilecek istisnalar hariç- O yüzden Olaf'ın ölmesinin başka nedenleri olabilir:

1. Basit olarak kötü bir başlangıç yapmış ya da kötü bir oyun geçiriyor olabilir.

Hepimiz biliyoruz ki en iyilerimizin bile başına geliyor. Bazı oyunlar istediğimiz gibi gitmiyor. Belki bu oyuncu yeterli düzeyde ama erken bir hata ile skor verdi ve daha sonra toparlamak git gide daha da zorlaştı. Bu onun kötü bir oyuncu olduğu anlamına gelmez! Şu anlama geliyor ki bu oyuncu takıma katkı sağlamakta zorlanıyor. 

2. Kötü bir oyuncu değil. Rakibi ondan daha iyi bir oyuncu.

League of Legends yeteneklere dayalı bir oyun. Her zaman sizden daha iyi birileri vardır. Her zaman.. Belkide Olaf kendinden daha iyi bir oyuncuya karşı oynamak zorunda kaldı, belki de bu rakip sizden de iyi bir oyuncu ve Olaf'ın yerinde siz olsanız sizi de zora sokacaktı. Bu Olaf'ın suçu değil. Bu oyunun doğası. Bu durumda Olaf'ın geride durması lazım. Oyun bitmiş değil ve zamanla Olaf oyuna dahil olabilir. 

Bu iki neden de makul nedenler! Ve her ikisi de Olaf'a "Git ve oyunu sil, lanet olası." diyerek çözülecek şeyler değil. Bütün oyunculara /all "report Olaf lütfen" yazarak da çözülemez. Ve size oyunu kazandırmaz. Aksine durumlar daha da kötüye gidecektir; çünkü artık Olaf'ın da size bakış açısı berbat. Siz koridoruna baskına gittiğinizde sizi takip etmeyecek, kendisi baskınlara gitmeyecek, takım savaşlarında sizi önemsemeyecek ve istediği gibi davranmaya devam edecek, Elise'in karşısına gitmeye ve beslemeye devam edecektir. Çünkü baskı altınta düşündüğü tek şey "Skor almalıyım, kendimi kanıtlamalıyım ki daha fazla hakaret etmesinler."
olacaktır. 

Ancak şöyle söylerseniz: "Sorun değil Olaf, henüz oyunu kaybetmiş değiliz. Biraz geride ve güvenli oyna, farm yap, bir kaç eşyanı tamamla, ben en yakın zamanda baskına geleceğim." Böylece Olaf'ın artık bir bakış açısı var. Ona güvendiğinizi gösterdiniz. (gerçekte güvenmiyor olsanız bile! önemli olan ne hissettiğiniz değil, Olaf'ın ne hissettiğidir) Ona yardım taahhüt ettiniz, yapıcı bir öneride bulundunuz. Bu "GÜVEN"'i oluşturacaktır. Bu da Olaf'ı sizi dinlemeye ve doğru olanı (geride ve güvenli durmak, farm yapmak, baskın beklemek) yapmaya yönlendirecektir. Bunun sayesinde sadece 2-3 kere daha az ölse, ve 20-30 farm daha fazla yapsa, işe yaradı demektir. Takım savaşları başladığında Elise fazlaca kuvvetli olacak evet, ama en azından hala kontrol altına alınabilecek ve Olaf'ta takımdan tamamen kopup, ormanda minion kesmeye çalışmak yerine takım savaşlarında elinden geleni yapacak.

Bu güven'in bir oyunu tam anlamıyla nasıl değiştirebileceğini gösteren birçok örnekten yalnızca biri. Ve bu örnek size neden güven kazanmanın bu kadar önemli olduğunu ve ne kadar kötü oynarlarsa oynasınlar insanları suçlamayı, onlara hakaret etmeyi bırakmanın getirisini gösteriyor.

Senin Takımın

Bir takıma dahil oldunuz. Amacınız galibiyete ulaşmak. Genel olarak takımdaki diğer insanlar umrunuzda olmaz(en azından benim için öyle). "Tekli sıra" oynuyorsunuz. Bu gayet normal ve yanlış bir tarafı da yok. Ama bir takım olmak, aynı platforma doğmaktan çok daha fazlasıdır. 

Aynı takımdaki kişiler oyun sonucunu paylaşır. 1 galip 4 mağlup diye bir şey yoktur. Hep beraber kazanır, hep beraber kaybedersiniz.

Yani kazanmak için (kişisel amacınız da zaten bu) takımınıza oyunu kazandırmalısınız. Ve takımın kazanabilmesi için takımdakilerin ellerinden gelenin en iyisini yapmalarını sağlamalısınız.

Bir takım sadece takım olmayı başarabildiği kadar iyidir. Düşünün bir takımda 5 kişi var ve hepsi teker teker düşmana doğru koşuyor. Tahmin edin takım savaşını kim kazandı. Yani kazanmak için, takım çalışmasını oluşturmak şart.

Takım çalışmasını oluşturmak için de güvenlerini kazanmanız gerekiyor. Siz onlara güvenmek zorunda değilsiniz. Ama onların size güvenmesini sağlamak zorundasınız. 

Bu da işin zor tarafı. Daha önceden de söylediğim gibi League of Legends psikolojisi gerçek hayattan çok da farklı değildir çünkü insanoğlu oynuyor. Gerçek hayatta birinin güvenini kazanmak haftalar, aylar hatta yıllar alabilir. Fakat oyunda bunu sağlamak için 20 ila 50 dakika arasında bir vaktiniz var. Bu güven kazanmanın önemsiz olduğunu göstermez, bu daha hızlı güven kazanmanız gerektiği anlamına gelir. Bu da bir meydan okumadır.

Kısa zamanda güven oluşturmak oldukça zordur ve bunu oluşturmaya çalışırken takım arkadaşlarınızın da size karşı bir algısı oluşur. 

Genellikle ilk 10 dakika takımınız size güvenip güvenmeyeceğini belirler. 


Takımın Size Karşı Olan Algısı

-Şampiyon Seçimi Sırasında-


Her izlenim önemli olduğundan, şampiyon seçim ekranından başlayalım.

" İlk ben seçiyorum, ben ne istersem onu alırım! " diyen bir sürü oyuncu var. İnanın eğer onlardan biriyseniz, umrumda değil. Sorun değil ne istiyorsanız onu alın. Ama bunu yaparken bile iyi bir izlenim bırakın. Unutmayın güven kazanmak için 10 dakikanız var. 

SENARYO

Şampiyon seçim ekranındasınız. İkinci sıradasınız ve orta koridor(mid) oynamak istiyorsunuz. Dördüncü sıradaki oyuncu da mid oynamak istiyor. Chat ekranında henüz kimse bir şey yazmadı. 

Olası Durumlar

1. "Mid" yazdınız. Dördüncü sıradaki de "mid" yazdı. Başka hiçbir şey söylemediniz ve sıranız gelince istediğinizi aldınız.

2. "Tercihen mid" yazdınız. Dördüncü sıradaki de "mid" yazdı. "Üzgünüm mid bende" yazdınız ve sıranız gelince istediğinizi aldınız.

3. "Tercihen mid" yazdınız. Dördüncü sıradaki de "mid" yazdı. "Kusura bakma ama mid benim en iyi olduğum pozisyon. Oynamama izin ver. Emin ol pişman olmayacaksın." yazdınız ve sıranız gelince istediğinizi aldınız.


Bu 3 senaryonun iki ortak yönü var. Ve değişmeyecek. A: Sizinle birlikte bir başkası daha aynı rolü seçmek istiyor. B: Sonuç olarak seçim sırası önceliği sizde, her halükarda istediğinizi seçeceksiniz. A: Kaçınılmaz durum. B: Size bağlı. Yani sizin için bu 3 senaryodan hangisinin yaşandığı önemli değil, hepsinin sonunda siz istediğinizi almış olacaksınız. Ancak dördüncü sıradaki oyuncu için çok şey farkeder! 

Durum 1: Ne istiyorsanız onu aldınız, dördüncü sıradaki oyuncuyu dikkate bile almadınız. Bu ikiniz arasında bir antipati oluşturdu bile. Bu güveni oluşturmaz. Seçim önceliği hiyerarşisini kullanmak antipatik bir yaklaşımdır. 

Durum 2: Takım arkadaşınızın talebini farkettiğinizi gösterdiniz. Ancak hiç bir açıklama yapmadan yine istediğinizi aldınız. Ve sadece öyle yapacağınızı dile getirdiniz. Bu da seçim önceliği hiyerarşisinin iticiliğini çağırır. Hatta bu durum ilkinden daha da kötü sayılabilir. Çünkü onun talebini duyduğunuz halde hiyerarşiyi kullanarak hayır ben istediğimi alacağım dediniz. Bu güveni oluşturmaz.

Durum 3: Takım arkadaşınıza onun talebini değerlendirdiğinizi, dikkate aldığınızı gösterdiniz. Bir açıklama yaparak ve kibar bir dil kullanarak onun da isteğini önemsediğinizi gösterdiniz. Ek olarak ona pişman olmayacağını söyleyerek, midi bırakması karşılığında bir şeyler vadettiniz. Tam anlamıyla bir güven oluşturmasa da, ilk adım için en uygun olanı yaptınız. 

Bu detaylı bir örnekti, şimdi bir kaç kısa örnek daha vereceğim. Oyuna başlamadan güven kazanmanın adımlarını atmak adına. 

  • Önerin, Emir Vermeyin!



"Taric al" demeyin. "Taric yanımda daha iyi olabilir, can vermesi ve sersemletmesi çok işimize yarar. Onu alabilir misin?" diyin. Sonuç olarak oyuncu kendi ne istiyorsa onu seçecektir ancak sizin istediğin şampiyonu seçme şansını bu şekilde sorarak arttırabilirsiniz.

  • Havadan Sudan Konuşun



Seçim ekranına sadece "top" yazarak giriş yapmanız size karşı olumlu bir izlenim oluşturmaz hatta olumsuz bir izlenime bile neden olabilir. Havadan sudan da konuşarak (uygun ortam varsa), tansiyonu düşürebilir, takım arkadaşlarınıza iletişime açık biri olduğunuzu gösterebilirsiniz. Karşı takımın seçimleri hakkında konuşmak bunun için iyi bir yöntemdir. Ancak takımı demoralize etmemeye dikkat edin! " Yuh, karşı takım çok güçlü abi 20'de sur gg wp" berbat bir havadan sudan konuşma yöntemidir  "Karşı takımın kompozisyonu sağlam gözüküyor, ancak erken bir avantaj sağlarsak oyunu kazanabiliriz" iyi bir konuşmadır. 

  • Diğerlerinin Şampiyon Tercihlerini Kabul Edin


Bir arkadaşınız eğer alışılagelmiş bir şampiyon seçmediyse, kibarca emin olup olmadığını sorun. Belki kibarca daha çok metaya uygun bir şampiyon seçip seçemeyeceğini sorabilirsiniz. Eğer istemiyorsa o zaman bunu kabullenin. Bunu değiştiremezsiniz. Sadece bu durumdan en iyi şekilde yararlanmaya çalışın. Bazen umduğunuzdan çok daha iyi oyunlar çıkabilir. Daha önce Miss Fortune solo, ve AP Nidalee + Malphite bot lane ile beraber oynadım. Ve iki maçı da kazandık. Her şey mümkün.


Erken Oyun Dönemi (Early Game)

Bu zaman dilimi en fazla güveni kazanmanız için en önemli zaman dilimidir. Şampiyon seçimi sırasında temellerini attıysanız, bu dönemde güven kazanmak daha da kolay olacaktır. Daha çok snowballing(kartopu etkisi) gibidir: Yeterli güveni oluşturduğunuzda takımınız söylediklerinize kulak verecek ve sizi her ne pahasına olursa olsun takip edeceklerdir. Oyunu bu duruma olabildiğince çabuk getirmek ilk amacımızdır. Kendinizi bir lider ya da kumandan konumuna getirmelisiniz. 

Rolünüze bağlı olarak ne istediğinizi veya neye ihtiyacınız olduğunu takımla iletişime geçerek belli edin. Golemleri mi kesmek istiyorsunuz? Çarp'sız bir başlangıç mı istiyorsunuz? Kırmızı güçlendirmeyi korumalarını mı istiyorsunuz? Takım arkadaşlarınızdan yardım isteyin, ve her zaman "lütfen" diyin. Eğer rakiplerden biri ortalıkta görünmüyorsa ve takım arkadaşınızın riskli bölgeye doğru koştuğunu görüyorsanız. Ping atın ve çekilmelerini isteyin. Rakip takım 5 kişi halinde orada olabilir. 

Minyonlar doğduktan sonra işler artık değişiyor. Şimdiye kadar iletişimle güven kazanmaya çalıştınız, sözler verdiniz. Şimdi bu sözleri icraata dökmenin zamanı. Bu güveni kazanmak için belirli parametreler vardır. Ve iş icraata geldiğinde gözle görülür şeyler yapmanız gerekir. Koridorunuzdan skor çıkarmak, baskına gitmek, görevlere yardım etmek ve aynı zamanda ne pahasına olursa olsun skor vermekten kaçınmak.. Takım arkadaşlarınız başarılı bir iş çıkardığında "GJ" (good job-iyi iş çıkardınız) yazın. Bu güven kazanmanın en kolay yollarından biridir. Burda en önemli şey, bazı şeyler kötü gittiğinde motivasyonu yüksek tutabilmektir. Bu durumda liderliğinizi öne çıkarmanız gerekir ve olabildiğince fazla güven kazanmanız gerekir. 

SENARYO


Oyun başlayalı 7 dakika olmuş. Ormancı Warwick 6 levelden önce başarılı bir baskın gerçekleştirebileceğini düşünmediği için ormanda farm yapmakla meşgul. Siz, Galio olarak orta koridorda farmınızı sürdürüyorsunuz. Oyun başında yanlış bir çalı kontrolü nedeniyle alt koridorunuz Leona ve Cait kötü bir başlangıç yaptı ve canları azaldı. Farm yapmalarına izin verilmiyor. Ve nihayetinde rakip Graves, ilk kanı da akıtarak ikide iki yaptı. Leona hemen koridora döndü ve rakibin orda olacağını düşünmeden hala çalıda olan Nunu ve Graves'e yakalandı. Ve ikinci kez öldü. Caitlyn koridora yalnız geldiğinde çalıyı totemlemek isterken, çalıda bekleyen Kha'zix'e yakalandı ve Sıçra'sını da bir önceki savaşta harcadığından ikinci kez öldü. Üst koridorunuz Jax bu olaylardan sonra "Yuh ya, beslemeyi bırakın, ne kadar eziksiniz" yazdı. Ve Cait de bunun, baskına gelmediği için Warwick'in suçu olduğunu söyledi. 


Gelin bu kısmen gerçekçi olan senaryoyu inceleyelim.

Hiçbir şey yapmadıysanız neler olur? Alt koridor artık Leona ve Cait'in kontrolünden çıktı. Ve eşleşmeye bakılırsa artık yardımsız geri yakalayabilecekleri bir kompozisyonları yok. Cait, Warwick'i suçladı. Artık Warwick de alt koridora yardım etmeye pek yanaşmayacak. Ayrıca Jax da alt koridorun yeteneksiz olduğunu düşünüyor ve takıma güvenmiyor. Oyunu kendisi taşımak zorunda olduğunu düşünüyor. Kısaca, kimse kimseye güvenmiyor.

Şimdi sizi olaya dahil edelim. Leona tekrar kordiora dönüp öldükten sonra "Alt koridor, biraz güvenli oynamaya çalışın, en yakın zamanda yardıma geleceğim." Herkes flame'lenmekten korkar. Flame berbat birşeydir. Alt koridora bir bakış açısı kazandırarak, üstlerindeki baskıyı hafifletmiş oldunuz. Bu da güveni oluşturacak. Evet çok kötüler. Ama onları flame'lemek yerine (ki oyun bu boktaya geldiğinde bir çok insan çoktan flame'e başlamış olur, rakip nişancıya 8 dakikada 3 skor hiç de az değil) onlara yardım vadettiniz. Ve yapıcı bir yorum yaptınız. Şöyle düşünmeniz lazım, onları flame'lemek Graves'in aldığı skorları geri getirir mi? Ya da Leona'ya "ezik" demeniz, içinde bulunduğunuz durumu değiştir mi? 

Biraz daha zorlaştıralım. 
Cait hata yapmaya devam ediyor. Ve son olarak Kha'zix'e tekrar öldü. Jax flame'lemeye başladı. 
Takım arkadaşlarınızdan birisi flame'e başladığı anda tepki vermeniz gerekiyor. Takım içinde tartışmalar başladıkça güveni oluşturmak imkansızlaşır. Buna engel olmalısınız. İnsanları sakinleştirmek için kullanabileceğiniz bazı cümleler:

"Olur böyle şeyler. Henüz kaybetmedik. Kuleye yakın durun, ve itmelerine izin verin. Yardıma geliyorum."

Bu cümleyi icraata döküp en yakın zamanda baskına gidin. Ölmemeye dikkat edin! Başarısız bir baskın bile olsa onlara aktif olarak yardım etmeye çalıştığınızı göstermiş olursunuz. 

Böylece Jax'a katılmadığınızı göstererek Cait ve Leona'ya savaşma gücü verdiniz. Ve Jax da takımda olumlu düşünen birilerinin ve bir şeyler yapmaya çalışan birilerinin olduğunu gördükçe bir süreliğine flame'i bırakacaktır. Cait de Warwick'i suçlamayacak. Warwick de alt koridordaki baskınlara yardım etmeye çalışacaktır. 

Tebrikler! Sadece 2-3 cümle yazdınız ve kazandıklarınız:

- Jax artık tek başına taşımaya çalışmayacak.
- Alt koridor, üzerlerindeki baskıyla skor almaya çalışıp ölmek yerine güvenli oynamaya başlayacak
- Warwick ile alt koridor arasındaki gerginlik azalacak ve Warwick'in baskına gitme şansı ve koridoru tekrar ayağa kaldırma şansı yükselecek. 

Bu bir hikaye değildir, çok sık karşılaşılan durumlara benzer bir örnektir. Bu çok kez başıma geldi, uyguladım ve başarılı oldum. 

Orta Oyun Dönemi (Mid Game)

Oyun ilerledikçe icraat gösterme yükümlülüğünüz artıyor. Motivasyon birçok insan için kırılgandır. Bu yüzden takımın sonuçlara ihtiyacı var. 

Bu bölüm, bu rehberin neden sadece siz iyi bir oyuncuysanız işe yarayacağını anlatır nitelikte.

Güvenilmeyi hakettiğiniz kanıtlamanız gerekiyor. Erken oyunda iletişim güvenin temelini oluşturur ancak icraata da dökmeniz gerekir. Bu da demek oluyor ki: İYİ SKORLARA SAHİP OLMALISINIZ! 

Ama: Skor hiçbir şey ifade etmez.

Eğer 10/0/0 oynuyorsanız bir şey ifade etmez. Belki de şanslıydınız son vuruşları yaptınız. Ve 0/10/0 olmanız da kötü bir oyuncu olduğunuzu göstermez. Belki de kötü bir oyun geçiriyorsunuz. Ya da belki 0/10/0'sınız ancak 2 kule, 3 ejder aldınız ve 1 baron çaldınız? O zaman takımdaki herkesten daha çok katkı sağladınız demektir. Ee skor hiçbir şey ifade etmiyorsa, neden iyi skorlara sahip olmak ZORUNDAYIZ?

Çünkü skorlar gözle görünür. 

Çok basit. Bu topluluğun büyük kısmı skorları dikkate alır. Bu kişilerle ilgili bir problem değildir. Bu insanların yapısında vardır. Birşeyi sayıyla ölçmek. Eğer bir sistem size sayılar veriyorsa, bunları ölçmek için kullanırsınız. Ve sayılar ne kadar çok göz önündeyse, o kadar çok değerlidirler. 

" O da ne, mid oynayan Cassiopeia 0/3 oynuyor ve rakip Kassadin 3/0? Ne berbat bi Cassiopeia'mız varmış."
Tab'a bas: "O da ne, Cassio 250 minyon, Kassadin 30 minyonda. Kimin umrunda! Sağ üst köşedeki yeşil ve kırmızı sayılar ortada. Biz gerideyiz! Cassio'nun farmda önde olduğunu eksta bir tuşa basmadan göremiyorum bile. 

Ne anlatmaya çalıştığımı biliyorsunuz değil mi? Ormancısınız ve 3 ejder yaptınız. Rakip kırmızı güçlendirmeyi her doğduğunda çalıyorsunuz. Buna rağmen takımınız "lee'ye bak bir işe yaradığı yok. 0/3 oynuyor adam, report lütfen" diyecektir. 

Yani skorlarınızı yüksek tutun. 7/1/5 oynayan bir Diana iseniz, karşınıza çıkan her rakibi buna pişman ediyorsanız. Alt koridorunuzda 0/5/3 oynayan Tristana bile bu oyunu kazanma şansının olduğuna inanır. Ve teslim olmaya çalışmak, ormanda takımdan kopuk bir şekilde farm yapmak yerine, takım savaşlarında bulunacak. Ve en kötü oyuncunun bile takım savaşında olması çok şey değiştirir. Fazladan bir büyü, hatta belki de bir ulti, sizin yerinize ona kullanılır.

Mesela midiniz Malzahar 4/2/1 oynuyor: "Darius besliyor 1/5 skora bak. GG WP. Report lütfen."
ve bunun üstüne 8/1/4 oynayan nişancınız Ezreal: "Henüz oyunu kaybetmedik, sakin olun. Takım savaşları bizde. Geride dur Darius totem kullanırsan daha kolay farm yaparsın. Şimdi Darius kime daha çok güvenir? Baş harfi: Ezreal 

Flamer'dan daha iyi bir skora sahipseniz onların negatif düşüncelerini engelleyebilirsiniz. 

Takımdakilerin güvenini kazanmanız, onların yardımını istediğinizde karşılık vermelerini sağlar. Ejder'e çağırıyorsanız farmlarını bırakıp gelirler. 

Ayrıca insanların güvenini kazandığınızda skor almanıza bir şey demeyeceklerdir. (Bunu yaparken dikkatli olun)
Ben bunu her oyunda yapıyorum çünkü takım için bir skor bir skor demektir. Kaçmasına izin veremem. 10 can'ı kalan bir rakip, sırf ben son vuruşu yapmadım diye son anda bekleme süresinden kurtulan bir sıçra sayesinde kaçacağına o skoru alırım. Kaybettiğiniz oyunların 90%'ı beklemediğiniz şeyler olduğu için kaybediliyor. Yani işi şansa bırakmayın ve skoru alın. Ancak şunu da söylemem gerekir. Takımın desteği Taric de benim alabileceğim bir skoru aldığında sesimi çıkarmam. Çünkü fikir aynı. Bir skor bir skordur. Kaçmamalı. Riske değmez. Tabiki bunu rahat yapabilmek için güveni sağlamış olmanız gerekir. Yardıma gitmediniz, flame'lediniz, üstüne skor çaldınız. Oyunun en berbat anlarından birindesiniz demektir. "Ama yeter ya, adam zaten flamer, ne yardıma geldi ne bişi. Bir de şimdi skor almama izin vermiyor. Gitti oyun GG sur pls" 


Flame'e müsait anlarda bunu önlemek için kullanılabilecek belli başlı cümleler: 

- "Merak etme olur böyle şeyler, daha oyun bitmedi."

- "Henüz oyun bitmedi, biraz toparlanın ve güvenli oynayın."

- "Biraz daha geride durmaya çalışın ve totem kullanın. Yardıma gelicem."

- "Umudunuzu kaybetmeyin hemen. Takım savaşları bizim lehimize olacak. Biraz farm yapın, ezeriz onları."

- "(Besleyen şampiyonun ismi), yardıma ihtiyacın var mı? Biraz itsinler izin ver. Beraber öldürürüz (rakip şampiyonun ismi)

Flame'e başlayan oyuncuları sakinleştirmek için:

- (Flame yapanın adı), merak etme, daha oyunu kaybetmedik. Sen kendi koridoruna odaklan. Ben (besleyen koridor) 'a yardıma giderim. 

- "Flame hiç bir işe yaramıyor. Durumu değiştirmeyecek. Elimizden geleni yapalım. Hala oyunu kazanabiliriz."

Bunlar yardımcı olmuyorsa biraz daha agresif olan şu cümleyi deneyebilirsiniz:

- "Hakaret edip sataşman oyunu kazanma şansımızı arttırıyor mu? Hayır. Lütfen sadece oyunu kazanma şansımızı arttıracak şeyler yap. Kazanmak istiyoruz, başka bir şey değil."

Eğer hiçbiri işe yaramıyorsa, onu ignore'lamaktan başka çareniz yok. Her şeyi düzgün uyguladıktan sonra bu kadar çaresiz duruma çok az oyunda düşersiniz. Ya birşeyler yanlış gitmiştir ya da artık çok geçtir.

Flamerlar(flame'leyen kişi) aynen ateşe benzer, yanmaya başladığını gördükten sonra müdahalede ne kadar geç kalırsanız, söndürmesi de o kadar zor olur.


Geç Oyun Dönemi (Late Game)


Üzücü ama bu dönemde güven kazanmak artık çok zor. Güven kazandıysanız bu devam eder, güvenmeyen oyuncuların da bakış açıları değişmez. Ayrıca oyunun sonlarında güveni kazandıysanız bunu iyi değerlendirmelisiniz. Rehberin tamamının yetenekli oyuncular, tecrübeli oyuncular için olduğunu söylemiştim. Eğer güveni kazandıktan sonra bir lider konumuna geçtiyseniz ancak ne zaman hangi göreve yönelmek gerektiğini bilmiyorsanız, oyunu kazanacak hamleleri bilmiyorsanız; oyunu değiştiremezsiniz. Kazandığınız güveni cebinize koyun. Ve bunu iyi şekilde değerlendirin. 

GÜLSÜM D.
1 Ocak 2016 11:29
Genellikle ligle güveniyorlar bu bronz kesin dersler gibi şey dedikleri için oyun gg
GÜLSÜM D.
11 Ocak 2016 00:50

lig ile sorguladiklari için oyun gidiyor

GÜLSÜM D.
31 Ocak 2016 13:41
Aha bu bronz kesin feedler felan dedikleri icin oyun battı