alexa
Rust
Rust, oyuncusunu dünyasına aldığı andan itibaren bambaşka bir deneyim sunmaya çalıştığını açıkça ortaya koymakta. Rust Satin alma isleminizden sonra hemen oyunu Steam üzerinden indirmeye baslayabilirsiniz.
126
Rust Hayatta kalmak
Serhat Ç.
19 Aralık 2014 10:05
Hayatta kalmak


Basitçe, ölmemeye çalışıyorsunuz. Açlık, soğuk, doğa, vahşi hayvanlar ve diğer oyunculara karşı yaşam mücadelesi veriyorsunuz. Etraftan topladığınız taş, maden (metal vb.), odun ile silah yaparak hayvan avlayıp yaşamaya çalışıyorsunuz. Karşınıza başka bir oyuncu çıktığındaysa onu öldürüp eşyalarını çalabiliyorsunuz. Öldürmeyebilirsiniz de ama ya o sizi öldürürse?

Oyunda kural yok. İstersen eşkiya gibi bir haydut gibi davran. İstersen dost canlısı davran. Seçim senin. Öldürebilir, çalabilir, kırabilir, parçalayabilir, yalan söyleyebilir, kandırabilir canınız ne istiyorsa yapabilirsiniz. Herkes böyle değil. Bazıları silah bile doğrultmuyor ama bazıları kendini Texas'da zannediyor...

Kendinize, topladığınız kumaşlardan elbise yaparak vücudunuzu dışarıdan gelecek etkilere karşı koruyabilirsiniz. Daha sonra, oyunun ilerleyen zamanlarında, deri ya da farklı elbiseler bulup giyebilir/üretebilirsiniz. Peki bu korunmak için yeterli mi? Hayır. Kendinize bir ev inşa etmeniz gerekiyor. Oyunun başında ilk gün bir ev yapması çok pratik değil. Güvenli bir yer buluncaya kadar zaman geçiyor. O yüzden yeni bir oyuna başlandığında derme çatma bir barınak yapmanız ilk geceyi atlatabilmeniz adına yeterli olacaktır. Tabi biri gelip kapıyı kırıp saldırmazsa.

Sağdan soldan topladığınız odunlarla, tahta plakalar yapıyorsunuz sonra onlarla da duvar, zemin gibi temel parçalar üretip çimlerin ya da taşların her neyse üzerine yerleştirip evinizi inşaya başlıyorsunuz. Evinizi korumak için birkaç yol var. Evinizi bir yere saklayabilirsiniz ya da etrafına tahta kazıklar koyarak, diğerlerinin yaklaşmasını engelleyebilirsiniz. Silahlar üretip, pencereden ateş ederek de gelenleri püskürtebilirsiniz.

Patlayıcılar ile (el bombası, c4) evlerin duvarlarını, kapılarını kırarak zarar verebilir ve içerisini yağmalayabilirsiniz. Aynısını bir başkası sizin için de yapabilir.

Oyundan çıktığınızda karakteriniz yere yatar ve uyur. Buna, oyun içinde
sleeper deniyor. Sunucuya giren herhangi birisi tarafından yerde yatan karakteriniz görülebilir, öldürülüp soyulabilir. Aynısını siz de yapabilirsiniz. Eğer böyle bir şey başınıza gelirse rastgele bir yerde uyanmış olarak oyuna sıfırdan başlarsınız ve eşyalarınızı, evinizi tekrar bulmanız gerekir. Eğer uyku tulumu ya da yatak yaptıysanız, öldüğünüzde onları koyduğunuz yerden başlayabiliyorsunuz. Ben evinizin içine koymanızı öneriyorum.

Terkedilmiş evleri, kasabaları, binaları olan koca bir ada.

Harita şimdilik 6km² büyüklüğünde. Oyun tamamlandığında 64km² olacağı söyleniyor. Adada kimsecikler yok. Etrafınızda ottan, çimenden, ağaçtan, taştan, topraktan, kayalardan başka bir şey yok... Belki de öyle düşünüyorsunuz... Aslında rastlayacağınız bazı şeyler var.
Birincisi, radyasyon. Eğer bir binaya ya da yerleşim alanına girmeye niyetlendiyseniz radyasyonla %95 karşılaşırsınız çünkü radyasyonsuz yapıların sayısı çok çok az. Radyasyon korumalı giysileriniz olmadan içeride uzun süre kalmanız mümkün olmuyor. Bazı bölgelerde radyasyon aşırı derecede kuvvetli. Yeterince iyi korunmazsanız sizi saniyeler içinde öldürebilir.
İkincisi, vahşi kırmızı hayvanlar. Bu kırmızı hayvanlar (ayı ve kurt) genellikle buralarda bulunuyor. Sizi farkedip sonsuza kadar kovalayabilir. Bunu istemiyorsanız ya girmeyin ya da çekip öldürün.
Üçüncüsü, kutular... Ganimet! Bu terkedilmiş evlerde ve kasabalarda yağma yaparak (daha doğrusu kutuları açıp içindekileri alarak) normalde elde edemeyeceğiniz şeylere sahip olabilirsiniz. Bunlar: çeşitli silahlar, konserve yiyecekler, sular, anti radyasyon hapları, çikolata, araştırma kiti, planlar, barut, mermi, ev yapımında kullanılan malzemeler vb. Tabi kırmızı mutant hayvanlara ve radyasyona karşı hayatta kalabilirseniz.
Dördüncüsü de orada burada dolanan geyikler, tavuklar, tavşanlar, domuzlar... Onlar zararsız ama bazıları iyi koşuyor. Yakalamanız lazım.

Sesler... Hatalar, gariplikler... Eksiklikler...

Sesleri malesef yetersiz buluyorum. Umarım ileride daha iyi hale getirirler.

Oyun henüz alfa aşamasında demiştim. O yüzden hatalar ve garipliklerin olması normal. Bunlar zamanla giderilecektir. Mesela, her hayvandan tavuk eti düşüyor. Ayıların, kurt sesi çıkarttığı oluyor gibi. 

Oyunda fazla çeşitlilik yok. Mesela sadece 4 farklı giyecek çeşidi var. Taş kullanarak ev yapamıyorsunuz. Silah çeşidi başlangıçta yeterli gibi gözükse de aslında az. Oyunda metal balta dışında yakın dövüş silahı yok. Hayvan çeşitliliği düşük, meyve sebze yok, tarımsal faaliyette bulunamıyorsunuz, araba yok gibi çeşitli eksiklikleri mevcut. Umarım eksiklikler en kısa sürede giderilir. 

Ayrıca oyunda çıplaklık mevcut. Varsayılan olarak sansürlü ama bazı sunucularda sansürü kaldırıyorlar ve karakterin şeyi gözükebiliyor... Şeyi işte...

Karşılaştırılması yapılan oyunlar.

Genellikle Dayz ve Minecraft ile karşılaştırma yapıyorlar. Maden toplama, ev inşa etme gibi şeyler dışında Minecraft ile ortak özelliği yok. Dayz oynamadım o yüzden yorum yapamam ama gördüğüm kadarıyla ve zombiler silindikten sonra da pek benzer yanı kalmadı.

Son sözler.


Oyunun yaklaşık %17 gibi bir kısmının tamamlandığını söylüyorlar. Aslında oyuna nereden bakarsanız fazla özelliği yok. Bu haliyle ve çeşitli eksiklikleriyle, hatalarıyla bile rahatlıkla oynanacak ve zevk alınabilecek bir oyun. Bir sunucuya bağlandığınızda sizi saatlerce oyalayabilir. Kaldı ki çeşitli sunuculardaki eklenti/mod destekleriyle birbirinin kopyası olmayan sunucular bulabilirsiniz.

Konforlu bir oyun deneyimi istiyorsanız en fazla 50'ye kadar aktif oyuncusu bulunan, yöneticileri aktif bir modlu ya da modsuz topluluk sunucusuna girin.

Oyunda hile mevcut ve denetimsiz (sunucuyu yöneten kişiler ilgilenmiyorsa) bir sunucuya girdiğinizde hile kullanan birine yakalanırsanız eşyalarınızı kaybedebilirsiniz. Emeğiniz boşa gider. O yüzden sunucu seçimi çok önemli.

Cevap bulunamadı.