alexa
Tales of Zestiria
Tales of Zestiria ile ortaçağ dünyasında muhteşem anime sahneler ile etkileyici bir yolculuğa çıkın. Tales of Zestiria satin alma isleminizden sonra steam cd key olarak hemeen gönderilmektedir.
174
Tales of Zestiria (İnceleme)
Kubilay A.
6 Mayıs 2016 17:18

Oyun hakkındaki gözlemlerimi az sonra sizlere aktaracağım fakat genel olarak belirtmeliymki oyun benim hoşuma pek gitmedi.ama ben beğenmedim,Belki siz beğenirsiniz.Neyse ben incelemeye geçeyim.

Tales serisindeki oyunlar, diğer rol yapma oyunlarına göre daha bir sevecen ve renklidir. Hikayeleri oldukça derin, karanlık ve hatta biraz acımasız da olsa görselleri, karakterleri, müzikleri ve savaş sistemiyle beni hep rahatlatan bir seri olmuştur. Sıradan, karanlık bir RPG oynadıktan sonra herhangi bir Tales oyununu oynayınca tatlı bir hafifleme çöküyordu üstüme. Zestiria da bu adeti bozmamış ve adeta oynarken oyuncuyu rahatlatan, yüzünü güldüren bir oyun halini almış. 



Oyunda, diğer serilere göre göze çarpan ilk büyük değişiklik, sahip olduğu açık dünya bazlı haritası olmuş. Önceki Tales oyunlarını oynadıysanız çok iyi bilirsiniz. Haritalar genellikle dar koridorlardan oluşan, uzak bir kamera açısıyla görülen küçük bölgelerle süslüydü. Sürekli ileri ve tek düze ilerliyordunuz, bu da bir RPG oynadığınız zaman sizi sıkabilecek elementlerdendi. 

Yapımcı Bandai Namco, bu durumu anlamış olacak ki, Zestiria'yı tamamen açık dünya bir oyun haline getirmiş. Artık yemyeşil ovalarda ana karakteriniz ve arkadaşlarını dilediğinizce koşturabiliyor, istediğiniz yerleri özgürce keşfedebiliyorsunuz. Bu yeni özellik, Zestiria'nın dünyasını çok renkli bir hale getiriyor ve asla sıkmamasını sağlıyor. Bazı özel bölgelere gidip manzaraları incelediğinizde partinizdeki arkadaşlarınız ile o bölge hakkında konuşabiliyor ve yeni bilgiler edinebiliyorsunuz. Oyunun hikayesi açısından küçük ama önemli detaylar bunlar. Bu büyük haritaları gezerken bir binek kullanamıyorsunuz maalesef. Fakat onun yerine oyunda bulunan "Lords of the Land" (Bölge Efendileri) adı verilen yüce varlıklar aracılığıyla oyunu kayıt ettiğiniz noktalar arasında ışınlanabiliyorsunuz. Tabii bu efendilerin yeteneklerinden yararlanabilmek için önce onlara bazı eşyalar sunmanız gerekiyor. Sunduğunuz her eşya bir puana sahip. Bulunduğunuz bölgenin efendisini tam anlamıyla memnun edebilmek için, sizden istediği puan havuzunu ona elinizdeki eşyaları sunarak dolduruyorsunuz. 



Oyundaki zindanlara gelecek olursak; pek de eğlendiğimi söyleyemeyeceğim. Doğrusu, serinin önceki oyunlarında zindanları oldukça eğlenceli bulurdum. Girip ne var ne yok talan eder, bütün eşyaları bulur çıkardım. Daha sonra tekrar girer, yine her şeyi alt üst eder işimi bitirirdim. Fakat Zestiria'dan bu havayı alamadım. Zindanlar çok tek düze ilerliyor ve bulmaca bakımından oldukça sönük kalmışlar. Elbette bazı bulmacalar özel yeteneklerinizi ve haritanın nimetlerini kullanmanızı istiyorlar, bunlar eğlenceli. Fakat bunların dışında zindanlar genel olarak oldukça sıkıcı. Bir yerden sonra karşınıza çıkan düşmanları es geçip bir an önce zindanı bitirmeye bakıyorsunuz. Hele ki bir de sinir bozucu bir bulmaca varsa (zor değil bakın, sinir bozucu) çekilmez hale geliyor. "Ben bunu neden yapıyorum yahu?" diyorsunuz. Çünkü zindanlar oyunun akıcı gidişatında bir duraklama yaratıyor. Bitse de hikaye devam etse artık diyorsunuz. Çoğu aynı mimariye ve harita yapısına sahip olduğundan, bir sonraki zindanda nelerle karşılaşacağınızı kestirmek zor olmuyor. Zindanların bir güzel yanı olarak müziklerini sayabilirim ama. Her biri farklı ve güzel müziklere sahipler. Bulunduğunuz ortama göre şekilleniyor ve sizi havaya sokup zindandan en az miktarda sıkılmanızı sağlamaya çalışıyorlar. Başarılı oluyorlar mı, orası tartışılır.

Emre S.
7 Aralık 2016 13:46

Oyunu Aldım Beğendim Bence Güzel Teşekkürler durmaplay.com